|
DÜNÜN KALINTILARI
ÜZERİNDE
Yere kapanan bir taş
Dilenci ağustos böcekleri
Havayı kirleten
Çıkar panayırları...
Ve içi itibarla dolu bir tas...
Deniz kenarlarında
Ölü kaplumbağalar,
Can çekişen balıklar...
Açlar karşısında
Şerefe kadeh kaldıran
Sanıklar...
Dünün kalıntılarında
Yorgun manzaralar...
Üstleri aranan menekşeler,
Güneşe kırgın zambaklar...
Sevilmeyen yaz gülleri...
Çevreyi kuşatan atıklar...
Mavi
Yeşilin yanında solgun
Yeşil idama mahkûm...
Hastalıktan hayvanlar
Yakıla dursun...
Denizlerde
Zehir saçıyor batıklar.
Paris – 20.05.2001
****
KAVANOZ İÇİNDE BİR DÜNYA
Kavanoz içinde bir enkaz
Oyunlar cam gibi
Şeffaf...
Yürüyor onlar
Örümcek gibi,
Aşağıya sarkarak...
Dizine kadar kin içinde kinin...
Kapı değil
Sanki bir kapak
Üstünde sevginin...
Yetmedi kıvrım kıvrım uzanması
Bir yerlere...
Korku verdi
Tek başına
Büyüyen güllere...
Aşağı mahallelerde
Ses çıkaran kamyonlar...
Heykele benzeyen
Tabancalı adamlar...
Korku bir saplantı
Aç kuşun gözünde...
Sevgi bir işkence
Yeryüzünde…
Zaman
Masa başında eriyen kaygı ;
Adalet göz çapağı…
Eşitlik yapay bir gül
Yoksulun elinde…
Kardeşlik içi boş bir rüya
Garibin üzerinde…
Karanlık efsanesi
Elleri kanlı trenin…
Yangın... deprem
Ve gözyaşı malzemesi
Mahkemenin...
Kavanoz içinde bir enkaz,
Oyunlar cam gibi
Şeffaf...
Yürüyor onlar
Örümcek gibi,
Aşağıya sarkarak…
Mantes la Ville – 15.05.2001
|