 |
Serkan Türk |
|
Dönüşü çabuk bir yolculuk |
bugün sana bir kaç satırlık mektup yazsam yüreğimdeki
şüphe azalır mı yoksa kırıklarımı hergün çoğaltırken
kendimle yüzleşmem acımı verir? bir kaç gündür süren
yağmur içimdeki toprağı hasara uğratırken, bulutlarım
gitti. kuşlar damlara konup ardından baktılar ve şair
dediği gibi"gülümse/bulutlar gitsin." geride kalan
olarak acı çektim, gülümsemeden. bulutlarsa gitti.
şimdi toplanmış bütün eşyaların üzerine örtüler sermek
ve kapıyı dışardan sürgüleyip bahçeyi de geçsem nereye
gidebilirim.
eskiden trenler geçerdi düşlerimde. vagonlar dolusu
heyecan birikirdi içimde. her koltuk başka ayrılıklara
terk etmelere gebe kalır bilmezdim. ağlamaların yalnız
düşüp dizlerimi çizdiğimde yaşadığım birşeymiş gibi
algılar, dizlerimdeki çürükleri arkadaşlarıma gösterip
'çok canım yandı, çok ağladım.' demekten utanmazdım.
şimdilerde içimi sel götürürken susuyorum,
duymasınlar, zayıf yanımı anlamasınlar istiyorum.
yeniden bir ay geride kalıyor ve bu ay bir o kadar
'ah'la dolu geçip gitti. sevdim seni de içimi hasara
uğratmana göz yumdun bilesin. dağılan bir çok şey oldu
içimde. şimdi arasam hiçbirini bulamam yerinde. koşup
bacaklarına sarılan küçük bir çocuk kadar sevecen
yüreğim tutup sızlayan yerlerini sözlerinle
iyileştirmeyi denedi. saf işte bu gönül, her durakta
aynı nöbetleri geçirir de iflah olmak nedir bilmez.
kaşlarını çatardın geç kalmalarıma. uzun yay gibi
incecik kaşların vardı. güzel gözlerini daha belirgin
kılan bakışların. soylu bir ağaç gibi dururdun rüzgara
karşı dalını eğmeyen. ne günleri geride bıraktın
biliyorum. yolun kenarında su satan çocuklardan biri
gibi ezik, hep tutuk kaldı dilim. suyum ısındı. yeşil
leğendeki buzlar eridi. güneşte bulutların ardından
uzattı başını. geç kalınmış neyim olabilir özürden
başka. sana; yoksun kaldığım herşeyden uzak bir yaşam
verebilmek için bu kadar yıl geçmesi gerekmiydi? kayıp
giderken ellerim ellerinden durdurabildiğim bir zaman
yok şimdi.
karanlık. sokak lambasının odayı aydınlatan ışığı.
gölgeler oluşuyor duvarlarda. saçlarım birbirine
girmiş. içimde ıssızlık ve çekirge sesleri. uzak
düşmüşüm. kavuşmalar yok. eksik birşeyler ve giderek
yüzüm hüzünleniyor. kuşlar birbiri ardına takılıp
gitti. akşam üzeriydi. bir bankta oturdum. konuştum
içimdeki dev yalnızlıkla. çocuklar koştular birbiri
ardına. bisikletli biri dikkatsiz davrandı köşeyi
dönerken. elindeki gazeteyi düşürdü bir adam. ve
çocuğa bağırdı arkasından. gelmeyen birini beklemek
ne çok acı verdi bilesin.
heryerde ışıklar yanıyor. herkes benim gibi ise nice
yalnızlık bileyleniyor gecenin içinde. bu kadar yalnız
insan fazla. elimi uzatsam dokunabilecekken birine.
suskunluklar besliyorum tenimde.
"sevip yitirdiklerimi yeniden seviyorum." bitti. bu
kadar ağrıyı çektikten sonra yanyana durabilmemiz
mümkün değillerin bir zaman geldiğinde unutuluşu. kış,
sokaklar, cafeler, sıcacık bir fincan çay'la dönülen
eski anılar. sabah yatağında dönerken sağa sola,
aklını kurcalayan, yüreğinde birşeylerin burkulduğunu
ama yinede gülümseyişini, dokunuşunu, arkandan
seslenmesini, şakalarını düşüp yitirdiğin geliyor
aklına. bahçenin köşesindeki merdivenleri yavaş yavaş
inipte karşılaşınca duyduğun hisleri. yeniden sevecek
yeniden kucaklayacak zamanları da düşüneceksin ama o
anlara dönmek mümkün olmayacak. çok isteyeceksin, o
denli uzaklaşacaksın. sokak lambasının ışığı sönecek.
kediler birbirleri ardına çöp kutularını devirip
uzaklaşacaklar.
yitirip severken yeniden bir boşluk doğacak içinde.
dolmayacak bir boşluk.
incir ağacı kuru dallarından süzülen yağmur
tanelerinin bazılarını üzerinde tutmayı başarıyor.
soğuk bir gece nefesimi bıraktığım havadan
anlaşılıyor. yazmaktan vazgeçtim. az önce sesime uygun
bir ayrılık konuşması yaptım. kollarımı açıp
beklediğim dönüşü çabuk bir yolculuk.
- Serkan Türk'ün diğer yazıları: Susma
- Serkan Türk'ün diğer yazıları:
Üfleyince geçsin canımın acısı
- Serkan Türk'ün diğer yazıları:
Çizgili Ölüm
- Serkan Türk'ün diğer yazıları:
Tire
- Serkan Türk'ün diğer yazıları:
Anneyle Sınanan
- Serkan Türk'ün diğer yazıları: Üşümüş Bir Tomurcuk
- Serkan Türk'ün diğer yazıları:
Bağışla Sesimi-şiir
|

|