 |
Serkan
Türk |
|
- Perdeleri
araladım, dışarıda hepimizin üstüne yağan yağmurların benzerleri
düşüyor. Bu kez içerdeyim; fakat sürekli ıslandığımı hissediyorum.
Açtığım bütün kapılarda yüreğimin eczasını buluyorum.
-
- Benden ne
kadar uzakta olduklarını tam olarak bilemediğim ama özlediklerim,
tanımadıklarım var içimin avlusunda dolaşan. Elbette bir gün
kavuşacak ellerim ellere. Saatler geçiyor, uzak şehirlerin
havasını düşlüyorum.Bir bankta oturdum; günbatımını seyrediyorum.
Yanımda yeni yüreğimi demlemeye çalıştığım biri.
-
- İskeleye
yaklaşan ayaklarımdan tanır mısın? Görmeden de anlar mısın
yaşamımın hengamesini? Dilimin tükürüğüne olan sahipliği kadar yer
verir misin göğüs kafesinde? Bahçe ıslak, gecenin yansıması düşmüş
suların içine. Bu aksi seda yağmursuz günlerime ışık tutuyor. Eski
yıllarımı şimdi ne yapacağım, anılarımı, kaçan fırsatları?
-
- Sisler
arasında kayboluyor görüntün, bir an yakın gibiydin. Sonra aynalar
kırıldı. Yaşamın bu kısa anında hayalin kapılarımı çalmış.
Kaygılar duyuyorum sessizlikten. Nasıl anlarım bana iyilik
ettiğini böyle çekip gitmişken.
-
- Tire, ne
anlamlı bir bağlantı, yaşamla ölüm arasında. Sürdürdüğümüz bu
hayat içerisinde nelere nokta koyuyoruz, nelere virgüller? Neyi
niçin yapıyoruz. Farkında mıyız acaba kendi kişisel gücümüzün? Ben
sorgumu yapıyorum her daim.
-
- Koridoru
geçmek ve sağa sola sapmak gerekirse düşlerinin peşinden git.
Gönlünün kavrulmuşluğuna su serpecek herkes bizden olsun. Kavganı
kazanmak adına yap. Böyle gecelerde yalan söyleme kendine.
Yıldızları düşün, onlara benze ama sen hiç sönme. Gözbebeğin olsun
düşündeki gezinen her kimse. ne istiyorsan onu değil;
ulaşabildiklerini sev. Yağmursuz gecelere inat sen yağ bütün
gönülsüzlüğe...
-
03.01.2000
- Serkan Türk'ün diğer yazıları: Susma
- Serkan Türk'ün diğer yazıları:
Üfleyince geçsin canımın acısı
- Serkan Türk'ün diğer yazıları:
Çizgili Ölüm
|
 |