 |
Serhan Altıparmak |
|
İşte
böyle, acı bir çay iç şimdi bunları okuduktan sonra...
acısında beni hatırla...
|
- İYalnızlıklarını
paylaştığım insanların beni yalnızlıklarıma bıraktığı tütün
zehiri
günler yaşıyorum belli ki...
Altı yıldır caddelerinde sokaklarında gezdiğim şehrin çekiciliği
kandıramıyor artık sisli gözlerimi "zaten hiç sevmemiştim
ki..." diyorum.
Öyle zor geliyor ki, duraklarında otobüs beklediğim, sokaklarında
sevgilimle dansettiğim, ormanların da gün doğumunu izlediğim şehirden
kopmak.
Aman be aldırma diyorum şarkılardaki gibi, aldırma sen yaşamana
bak,
sanki koca başkent bana aldırıyormuş gibi...
işe gidiyorum, soğuk, zevksiz tasarımlar çiziyorum. İğreniyorum,
ölüyorum.
Evimi değiştirdim sultanımdan ayrıldıktan sonra ama kendimi bir
türlü değiştiremedim.
En azından eve geldiğimde onun kokusu varmıyor burnuma, en azından
diyorum, bırak en çoklar bana kalsın.
belirsiz silüetler canlanıyor salonumda, en çok evin cıvıl
cıvıl havasını özlüyorum. Tanıdığım tanımadığı onlarca
insan, onlarca değişik dünya...
Birisi bana "her insan ayrı bir dünyadır
"demişti, ben...kendi dünyamda yaşıyorum bu aralar.
"Yorgunum" diyorum insanlara . Onlar bedenim yorgun sanıyorlar.
Aslında "yorgunum anlamaktan
herşeyi" kitap okuyorum durmadan belki belki bu son sıkıntım
diyerek. Yere boylu boyunca uzanarak kalp atışlarımı dinliyorum.
Hayret eskisi gibi coşkun ve istekliler, gülümsüyorum, "ölmem
yüreğim , ölmem".
Karamsarlıktan değil sıkıldım, sıkıldım.
Değişik bir şey yok, hafta sonları maça gidiyorum ve antrönerle
tartışıyorum "why did you come to exercises" diyor.
"No exercise no play" diyor oynatmıyor yedek kalıyorum.
Bilmiyor ki hayatımın en büyük antremanını yapıyorum. Hayatımın
en büyük maçına hazırlanmak için...
Bakma karamsarlık değil bunlar sadece gerçekleri görüyorum.
Biraz bencil yaşıyorum bu ara.
Çevremdekileri güldürüyorum eğlendiriyorum.
Sohbetimi seviyor herkes, ben hariç.
Kızlar açık secik sohbetlere bayılıyorlar, inat anlatmıyorum.
Tarihten bahsediyorum, Şehzade Mustafanın katledilişini anlatıyorum
babası tarafından hem de benim doğduğum topraklarda... Sıkılıyorlar
başta ama Aybike sultanın hikayesini anlatınca onlara, bir kadının
bu kadar sadık olabileceğine şaşırıyorlar. Bilmiyorlarki onur
herşeyin üstündedir, o yüzden şaşırıyorlar sultanın
hikayesine.
"Ben bu çağın adamı değilim"
diyorum çoğu zaman, gülüyorlar sığ akıllarıyla düşünüp.
"Taş devrinin mi"diye soruyorlar. Cevap gayet açık Boş
bir devrin değin sizinki gibi...
Bozuluyorlar, kaçıyorlar önceleri sonra
tek tek geliyorlar yanıma, soruyorlar, öğrenmek istiyorlar.
" Dünya bir düştür" diyorum ve "siz ben düşündüğüm
için varsınız"
İşte böyle, acı bir çay iç şimdi bunları okuduktan sonra...
acısında beni hatırla...
-
-
- Serhan
Altıparmak'ın diger yazıları: Saat hep aynı noktada
- Serhan
Altıparmak'ın diger yazıları: Joseph K'yim işte
- Serhan
Altıparmak'ın diger yazıları: Bugün
kime inanıyorsunuz?
- Serhan
Altıparmak'ın diger yazıları: Yorgun
Bir Günün Sabahı
- Serhan
Altıparmak'ın diger yazıları: Fillerin
Ölümü
- Serhan
Altıparmak'ın diger yazıları: Birden
fazla olmanın derin anlamı
- http://italik.8m.net
- serhanaltiparmak@usa.net
|

|