Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

 

sinyal1.gif (2171 bytes) Serhan Altıparmak

Yorgun bir günün sabahı...


Şehrin tepeleri gün ışığıyla kırıştırıyor, edepsiz saatler bunlar... Yeni bir gün başlıyor şehrin üzerine... Tüketmek gerekiyor günleri büyümek için, sen daha iyi bilirsin!.. Zaman hepimizin efendisi. Hepimiz kölesiyiz günışığının!..
Kaba kahkahalarım, çirkin bir yüzüm, ardniyetim, kem gözüm, önyargılarım yok; inan lütfen... Seni uyanırken sevmeyi o kadar seviyorum ki!.. O kadar olur... Sessizce okşuyorum sabah saatlerini. Sessizlik seni büyütüyor. Gözlerime sığmıyorsun. Sözlerini, günün doğduğu saatlerin dışında asla hatırlayamadığım -ve bundan çok da mutlu olduğum- bir şarkı mırıldanıyorum.
Istemdışı hisler besliyorum sana; "istemiyorum" desem yalandır, bil bunu... Sokaklarında hayat yorgunu bir işçi yola koyuluyor. Serde erkeklik var, ağlayamaz bilirsin!.. Atamaz da kendini denize... Dünya güzel mi?.. Gün doğmadan çıkıyor yola. Bembeyaz köpükler ciddi şekilde uzakta. Avuçları hiç küreğe değmemiş; şehvet o kadar uzak ki!.. Aynı saatlerde rahat vurgunu insanların -düşünmesi değilse, söylemesi de ayıp değildir- kıçlarında pire balosu var. Yoksul değillerse, geceleri çook uzundur!.. Sabahın bu saatlerinde uyanmak onların harcı değil!..
Sabah saatlerinde ne acılar yoğruluyor şehir insanlarının ruhları için, ne sevgiler, ne küfürler, ne iltifatlar, ne garip duygu haritaları çiziliyor... Güvercinler kimseciklerden korkmuyor bu sabah serinliklerinde. Güvercinlerin sesi tıklatıyor sabahın penceresini. Onlar nasıl ağlar bilir misiniz?
Sahibini bekliyor sabah... Ezan değiyor kulağıma; kadife rengi bir ses bu... Susturamıyorum martıların seslerini; martılar sabah saatlerinin işbirlikçileri. Can Yücel onlar için; "Martılar ki; sokak çocuklarıdır denizin" gibilerinden bir şey söylüyordu. Sevemiyorum martıları...
Kimler korusun beni?..
Dev çok uykusuz. Bütün huysuzluğu bundandır; biliniz... Koşuşturan minnacık bedenler görüyor rüyalarında, kabus niyetine!.. Vücudunun üstünde koşuşturuyor bu "cücecik" bedenler. Gıdıklanıyor sanki koca şehir. Hem huzurlu, hem huzursuz saatler bunlar. Kaçınılmaz saatler bunlar...
Silkin artık "hisli" şehir; işbilir, güngörmüş, halden anlar, haysiyetli bir şehirsin sen. Gün boyasın gökyüzünü.
Aşkın tortularını siliver kalbinin seyir defterinden. Ipucu bırakma bu görkemli suçun sonrasında. Koca bir gün geliyor; rahatla biraz!.. Homurdanabildiğin kadar homurdan aksi şehir... Kırık kalplerin intikamını hisset uyanırken. Hıyanete doğru aç gözlerini... "Mazlum kalpler diyarı"na hoşgelmek üzeresin. Şiirlerle, şarkılarla uyanmak çok kolay. Acıyla uyanmayı dene bir kere de... Eklemlerin sızlasın e mi!.. Binaların sarsılsın, özgüvenin eksilsin, yalnızlığın yüzüne vurulsun olur mu?..
Gün yokuşlarından inerken ne kadar günah işlediğini düşün. Kaç sevgi ölüsü bıraktın ardında, kaç alkolik, kaç müptezel, kaç kaçkın, kaç deli, kaç aylak ruh!.. Kaç kaçabildiğin kadar.
Seni yine de seviyorum Alanya!.. Senin için gönlümün etrafında nasır nasır tenlerden duvarlar dokuyorum ya, seni kimselere yâr edemiyorum ya, seni kıskanıyorum ya, sevildiğini bil!..
Gün gözlerimi sıkıştırıyor sevgili Alanya, kelimelerim yetmez seni sevmeye, biliyorum. Seni doğduğum, çocukluğumda sokaklarından koştuğum şehir kadar seviyorum, bunu bil en azından. Dürüst olmayı, kimsenin hakkını yememeyi haktan yana olmayı, gözyaşlarımı içime dökmeyi, hesapsız sevmeyi, nasıl olduysa, senden öğrendim!..
Sabahı uykusuz karşılamayı seviyorum. Senin koynunda doğmayı ne kadar seviyorsam, seni de o kadar çok seviyorum. Insanlar koşuşturuyor sokaklarında, herkes mekik dokuyor, "kimliğinin" ince gülünde... "Bir cigara içimi sevgiler" yaşamak istemiyorsun artık biliyorum. Küllerini döken aşıklar seni ilgilendirmiyor artık biliyorum. Ama ben seni seviyorum biliyor musun Alanya?.. Günışığı aşkımı hep güzel renklere boyuyor. Kıpırtılar gürültüye dönüşüyor. Şehir uyanıyor işte. Günün ilk saatlerini yaşamak gerekiyor. Boyamak gökyüzünü... Bu işler benim gibi "kötümser adamlar"a kalmamalı elbette...
Her şehrin uyanması ayrı bir zorluktur; ama daha zor olanı olanca güzelliğine rağmen bu şehirde yaşamak değil mi?..
 
 
Serhan Altıparmak'ın diger yazıları: Saat hep aynı noktada
Serhan Altıparmak'ın diger yazıları: Joseph K'yim işte
Serhan Altıparmak'ın diger yazıları: Bugün kime inanıyorsunuz?

 

http://italik.8m.net
serhanaltiparmak@usa.net

KAPAK