Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

 

sinyal1.gif (2171 bytes) Ömer Lütfi Kanburoğlu

Demokratik Düzenin Temeli Kanunlar mı?


  • Demokrasinin ve medeniyetin temeli, bir ülkenin sosyal açıdan insan haklarını gözeten kanunlara sahip olması mıdır; yoksa, insan haklarına saygılı, medeni, sosyal bir ülke olabilmek için başka şeyler de gerekli midir?
    Türkiye’nin içinde bulunduğu şu günlerde, her Türk vatandaşı bu soruyu kendine sormalıdır.
    78 yılda 4 anayasa değiştirmiş bir devlette yaşıyoruz. Kanunlarımız yok değil, bilakis haddinden fazla! O kadar detaylı ki, örneğin bir derneğin, dernekler masasındaki mevcut olması gereken klasörünün sırtındaki dernek adının kaç punto ve kaç santime yazılması gerektiğinden tutun, zeytin ağacının dikiminin kanunla tanzimine kadar bir sürü teferruat içeren, bir ucundan tutup doğrudan çöp tenekesine atsanız Türk insanının sosyal hayatında hiçbir değişiklik yaratmayacak bir sürü kanun ve maddesine sahibiz.
    Bunun en bariz örneğini 17 Ağustos depreminde yaşadık. Yaşadığımız bu felaket bizim sistem kuramama ve işletememe özürlü olduğumuzu bir kez daha gözler önüne sermişti. Yaşadığımız deprem felaketinden sonra çok büyük bir karmaşa çıkmış ve bu kargaşanın bir daha yaşanmaması için bazıları kanunlar yapma hevesine düşmüştü. Oysa ki, ülkemizin doğal afetler ve olağanüstü şartlarla ilgili klasörleri dolduracak kadar kanun ve yönetmeliği var; ama bunu bilen ve işletebilecek yönetici ve personeli yok.
    Koltuğa oturan her yönetici mucit kesiliyor. Oysa mevcut yönetmeliği inisiyatif kullanarak işletme becerisini gösterebilseler her şey saat gibi işleyecek.
    Koltuğa oturanların mucit kesileceklerine dikkat etmeleri gereken ilk şey işlerini hakkıyla yapmalarıdır. İşini hakkıyla yapamayan birinin, memlekete kanun yapması ne derece işe yarar? O kanunları uygulaması gerekenlerin de aynı kafa yapısı ile işi yerine mucitlik yaptığını düşünürsek bu çabaların hiçbir işe yaramayacağı açıktır.
    İşin acı yanı Türk milletinin dünya literatürüne geçmiş örnek alınan hiçbir mucitliği yoktur. Akşam yatarken memleketi kurtaran, sabah kalkıp gene memleketi kurtarmaya devam eden bir milletin, ülkeyi kurtarmak yerine topyekün batırma noktasına getirdiği bir aşamada ne demek istediğimiz çok daha iyi anlaşılacaktır.
    Sevgiyle kalın, mucitlik değil işinizi yapın.

  •  
    Ömer Kanburoğlu'nun diğer yazıları: "Ver.. Para ver para ver"
    Ömer Kanburoğlu'nun diğer yazıları: Cezalar caydırıcı mı yoksa eğitici mi olmalı?
    Ömer Kanburoğlu'nun diğer yazıları: Çöküşün Başlangıcı mı?
    Ömer Kanburoğlu'nun diğer yazıları: Soğan Cumhuriyeti

    KAPAK