Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

 

sinyal1.gif (2171 bytes) Ömer Lütfi Kanburoğlu

Çöküşün başlangıcı mı?


  1980”li yılların sonuna doğru idi ve çalıştığım yayın organına bir kapak hazırlamıştık. “SSCB’nin Çöküşünü Mağaradan Göremeyenler” diye bir spot ve arka planda da darmadağın olup parçalanmış bir orak-çekiç vardı. Kapak konusu yazı tamamen Sovyetler Birliği’nin ekonomik ve sosyal çöküşünü konu alıyordu. Yayınladığımız bu ve benzeri inceleme yazıları yüzünden birçok insanın alay konusu olduk. Yok efendim SSCB süper güçmüş, komünizm çökmezmiş v.s. gibi safsatalar.
Nitekim ÇÖKTÜ!
Ama bugün bile bazı DANGALAKLAR o tarihlerde bunu kimsenin öngöremediğini ileri sürer dururlar. Kendilerinden başka bir cevher tanımayan, okudukları kitaplar bazı meşhur kitapevlerinin en çok satan yazarlar listesinin ötesine geçmeyen, yani sadece günün modasını takip eden bu  DANGALAKLAR ne yazık ki ülkemizde bayağı etkililer.
Şimdi, kıssadan hisse çıkartırsak, o tarihlerdeki dünyanın en büyük komünist ülkesi ile bugünün dünyanın tek komünist ülkesi arasındaki benzerliklerden yola çıkarak bazı sonuçlara ulaşabiliriz. Şöyle ki;
O tarihlerde SSCB’de insanlar yiyecek yemek, banyo yapacak sabun bulamıyorlardı; ama nükleer silah yapıyor, uçak gemileri okyanusta dolaşıyor, değeri milyarlarca dolarla ölçülen silahlara para harcıyorlardı.
O tarihlerde SSCB’de insanlar çalışmak için işe gidiyorlar akşama kadar oturup çalışıyor gibi yapıyorlar, devlet de karşılığında bu insanlara maaş öder gibi yapıp 50 ila 100 dolar arasında bir ücret ödüyordu.
O tarihlerde SSCB’de tek işveren devletti; her şeyi devlet üretiyor, herkesi devlet işe alıyordu.
O tarihlerde SSCB’de eleştirilere Slav törelerine göre cevap veriliyordu...
Bu örnekleri artırmak mümkün; ama bunlar bile ne demek istediğimi anlatmama yetiyor zannediyorum.
O tarihlerde SSCB kendine göre sırtındaki ağırlıkları attı ve Rusya Federasyonu olarak daha sağlıklı bir yapıya kavuştu.
Sizce şu andaki dünyanın tek komünist ülkesinin böyle bir senaryoya mukavemet şansı ne kadardır? Şimdiden Kıbrıs, Güney Doğu gibi bazı coğrafi bölgeleri sırtımızda yük olarak görmeye başlamadık mı?
İçine düştüğümüz ekonomik çıkmaz sizce ne kadar daha sürecek?
Artık, her Türk vatandaşının şapkasını önüne koyup düşünme ve bu tehlikeli gidişe bir DUR deme zamanın gelip de geçtiğine inanıyorum...
Saygılarımla.
 
Ömer Kanburoğlu'nun diğer yazıları: "Ver.. Para ver para ver"
Ömer Kanburoğlu'nun diğer yazıları: Cezalar caydırıcı mı yoksa eğitici mi olmalı?

KAPAK