Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

 

sinyal1.gif (2171 bytes) Ömer Lütfi Kanburoğlu

Türkiye Cumhuriyeti ekonomi politikası:

Ver!.. Para ver, para ver...


Yazının başlığından da anlayabileceğiniz gibi ülkemizin ekonomide hizmet anlayışı tamamen "para ver" ve sonra da "defol git" anlayışı ile özdeşleşmiş durumda. Bunun müsebbibi bugünkü hükümet veya dünkü hükümet filan değil; bu anlayış tamamen yılların birikimi.

Tuvalete girerken para ver; ama içeriyi bok götürsün...

Hastaneye girerken galoş parası ver; ama içeriyi pislik götürsün...

Ehliyet alırken para ver, bağış yap; ama aldığın ehliyetinle araba kullanama...

Pasaport alırken bağış yap, para ver; ama o pasaport ile dışarıda köpek muamelesi gör...

Otomobilini muayeneye götür, bağış yap, para ver; ama araban muayene edilmesin....

Egzos muayenesine git bağış yap, para ver; ama otomobilin mabadından sülfürik asit çıksın. Önemli değil....

Ameliyat olmak için hastaneye para ver, ameliyat ol sonra yakınların cesedini alabilmek için gene para versin...

Silah ruhsatı alabilmek  için Emniyet'e başvur, sıradaki kahveci, kulüpcü, gazino sahibi ile birlikte bağış yap, para ver...

Vergini öde, tekrar öde, bir daha öde ondan sonra elindeki makbuzlarla deli gibi beygir gibi, o bankodan bu bankoya dolaş vergini ödediğini ispat et ki, bu ödediklerin sana yol(su)z elektrik olarak nah geri dönsün....

Her ay SSK ya, Bağ-Kur'a yaşlılığının ve düşkünlüğünün garantisi olarak devlet tarafından tespit edilmiş bir bedel öde ki, yaşlanınca, elden ayaktan düşünce bu ödediğin bedel sayesinde sürüm sürüm sürünesin...

Eğitime katkı payı için günde 38 kere para öde, ondan sonra da git çocuğunun özel okul taksitini öde....

* * *

Beyler, ben mi yanlış biliyorum...Benim bildiğim ekonominin temeli olan "para" bir mal ve hizmet karşılığı ödenir?  Yoksa biz serbest piyasa ekonomisine dayalı, rekabet sistemini temel alan kapitalist ruha sahip bir ekonomi ile yönetilmiyor muyuz? Yoksa bu ülkenin büyük büyük adamları  yıllardır bize genelevde piyano çaldıklarını söylerken aslında Moskova'da reklamcılık mı yapıyordu?

Ben artık,

Verdiğim paranın karşılığını almak,

Hesabını sormak istiyorum...

Paramla hizmet satın almak istiyorum,

Rezil olmak değil....

İnsanların cezasını ödemesini istiyorum,

Rüşvet değil...

Çalışıp  karşılığını almak istiyorum,

Akşama kadar oturup, sadaka değil....

Piyasada rekabet istiyorum,

Korumacılık değil...

Devlet'e vergi vermek istiyorum,

Deli Dumrul'a değil...

Ödediklerimin bana geri dönmesini istiyorum,

Nomenklaturanın cebine değil...

Artık yaşamak istiyorum,

Dünyanın en son komünist ülkesinde değil,

Yani,

Bir Demokraside...

 

Ömer Kanburoğlu'nun diğer yazıları: "Hukuk caydırıcı mı, yoksa eğitici mi olmalı?"

KAPAK