Yazının başlığından da anlayabileceğiniz gibi ülkemizin ekonomide
hizmet anlayışı tamamen "para ver" ve sonra da "defol git"
anlayışı ile özdeşleşmiş durumda. Bunun müsebbibi bugünkü hükümet veya dünkü
hükümet filan değil; bu anlayış tamamen yılların birikimi.
Tuvalete girerken para ver; ama içeriyi bok götürsün...
Hastaneye girerken galoş parası ver; ama içeriyi pislik
götürsün...
Ehliyet alırken para ver, bağış yap; ama aldığın ehliyetinle
araba kullanama...
Pasaport alırken bağış yap, para ver; ama o pasaport ile
dışarıda köpek muamelesi gör...
Otomobilini muayeneye götür, bağış yap, para ver; ama araban
muayene edilmesin....
Egzos muayenesine git bağış yap, para ver; ama otomobilin
mabadından sülfürik asit çıksın. Önemli değil....
Ameliyat olmak için hastaneye para ver, ameliyat ol sonra
yakınların cesedini alabilmek için gene para versin...
Silah ruhsatı alabilmek için
Emniyet'e başvur, sıradaki kahveci, kulüpcü, gazino sahibi ile birlikte bağış yap,
para ver...
Vergini öde, tekrar öde, bir daha öde ondan sonra elindeki
makbuzlarla deli gibi beygir gibi, o bankodan bu bankoya dolaş vergini ödediğini ispat
et ki, bu ödediklerin sana yol(su)z elektrik olarak nah geri dönsün....
Her ay SSK ya, Bağ-Kur'a yaşlılığının ve düşkünlüğünün
garantisi olarak devlet tarafından tespit edilmiş bir bedel öde ki, yaşlanınca, elden
ayaktan düşünce bu ödediğin bedel sayesinde sürüm sürüm sürünesin...
Eğitime katkı payı için günde 38 kere para öde, ondan sonra da
git çocuğunun özel okul taksitini öde....
* * *
Beyler, ben mi yanlış biliyorum...Benim bildiğim ekonominin
temeli olan "para" bir mal ve hizmet karşılığı ödenir? Yoksa biz serbest piyasa ekonomisine dayalı,
rekabet sistemini temel alan kapitalist ruha sahip bir ekonomi ile yönetilmiyor muyuz?
Yoksa bu ülkenin büyük büyük adamları yıllardır
bize genelevde piyano çaldıklarını söylerken aslında Moskova'da reklamcılık mı
yapıyordu?
Ben artık,
Verdiğim paranın karşılığını almak,
Hesabını sormak istiyorum...
Paramla hizmet satın almak istiyorum,
Rezil olmak değil....
İnsanların cezasını ödemesini istiyorum,
Rüşvet değil...
Çalışıp karşılığını
almak istiyorum,
Akşama kadar oturup, sadaka değil....
Piyasada rekabet istiyorum,
Korumacılık değil...
Devlet'e vergi vermek istiyorum,
Deli Dumrul'a değil...
Ödediklerimin bana geri dönmesini istiyorum,
Nomenklaturanın cebine değil...
Artık yaşamak istiyorum,
Dünyanın en son komünist ülkesinde değil,
Yani,
Bir Demokraside... |