|
zinhâr
suhûletle can versem,ölümün kıskacında
ellerimin morunda fırtına biçiyorum
gülümserken gözlerim,sağırım feryâdıma
mirsâdın da temaşa,evreni içiyorum
daha nasıl yakmalı,hasadını sözlerin
dil de yalan âşikâr,kalp de ise
muamma
demirci körüğüyle beslenir de közlerin
örse baş koyar bir gün çözülmeyen
dilemma
akıp giden bir hayat,ben onun bedevisi
çölün ızdırâbın da çilekeş bir münzevî
muğlak bakışlarının akkordan yangın
isi
sebillerde serinler kuytularda can evi
aklı verdik ateşe cinnet üstüne cinnet
gökyüzüm dört köşeli,esir almış ebabil
sanma mihrap üzredir bu yalancı cennet
asma bahçeleriyle ne de talancı bâbil
mâtemsiz çakıyorum ömrümü çarmıhıma
her darbe yolculuktur,her çığlık bir
intihâr
ikbâlim mukadderse,yenik düşer âhıma
hiç yoktan
kopartmışız kıyâmetleri zinhâr
|