|
Güz Sökümünde Ölümün
Senfonisi
**tozlu ayrıntıları rafların yalnız ve gökyüzünde
unutulmuş küskün yıldız ..ayla güneş arası aylak bir takas / üç
zamanlı dönüyor dünya / eş zamanlı aymazlığımız.. ne zaman soldu gül
/
ne zaman doldu vakit / ya ne zaman ölüme benzedi
yalnızlık**
gözlerime sürme niyetine sürerken aşkı
zincirkıranın en zayıf halkasıydım
damarlarıma zehri zerkederken mi
sözü sürgülerken mi kirlenmiş dilim
özümü tenden sıyırdı tel örgüleri
kanıyor sefaleti zamanın kar kokusunda
güveler gördüm bedenim dişlerinde
gözyaşı mağaralarımın güvercin çırpınışlarında
azrailin şefkatli kanat sesleri yankılanırdı
suhuletli ve sakindi candan ikramım
siz ey sessizliği cinnetiyle boğanlar
nicedir diliniz ense kökümde kan emen sülük
öfkeye peşkeş çekerken kelimeleri
hiç bu kadar ayakaltı olmamıştı
pespaye zavallılığınızın çırpınışı
kimliğiniz döküldü harf harf sayfaya
debelendikçe kan kokuyorduk
betonlar altına gömdüğümüz günahımızdan
çekin ellerinizi dillerinizi aşktan
bilemezken ''hiçbir şey'' etmediğini
yüreğimin yüreğinizle toplamının
çöl kasırgalarının helezonlarında kaydı
incelen ruhumun zamansız öyküsü
ne sağımıza düştü ne de solumuza
sonbaharın tam ortasındaydı
savrulan düşlerin yaprak dökümü
hünerse ölmek ellerinizden
işte ölüyorum,ecelim bir
güz sökümü
-
Neşe Yeşilova'nın diğer şiirleri:
Zinhar
|