Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

 

sinyal1.gif (2171 bytes)

Hasan YILMAZ

Ne Garip Değil mi?

Ne garip değil mi! Bir an gözümde beliriverdin. Hiç yere, durduk yere geldin aklıma. Canlandın adeta cisminle karşımda. Seni gördüm gibi oldum. Evet şu andan bahsediyorum. Bu satırları okuduğun andan değil, bu satırların yazıldığı zaman dilimi bahsettiğim.

Karşımda öylece duruverdin. Belli, hava soğuk. Sarılmışsın kabanına. Siyah tüylü bir şey. Saçların epey uzamış. At kuyruğu yapmışsın. Yüzünde tebessüm var ama yanakların al al... Heyecandan değil, soğuktan. Ellerimi bomboş bırakıyorsun. Üşüdüğün muhakkak. Çıkartamıyorsun. Ya da; buz kesmiş ellerini ellerime değdirmek istemiyorsun.

Nereden geldi aklına çıkıp gelmek? Teşekkür ederim... Nerelerdeydin diye sormayacağım. Biliyorum epeydir görüşmüyoruz. Sürpriz yaptın. Ansızın gelmekle ne iyi ettin. Şaşırttın ve mahcup ettin. Bunu ben yapmalıydım. Ansızın belirivermeliydim yamacında. Donmalı ve suskunlaşmalıydın. Elin ağzına gider ya bir anda, şaşkın şaşkın bakarken... İşte öyle etmeliydim. Ama yazık ki o kabiliyeti gösteremedim.

Yine beni atlattın. Benden önce atlayıverdin önüme. Uzun süre haberleşmemenin ardından unutulduğumu düşünürken nasıl çıktıysan telefonuma, aynen öyle beliriverdin karşımda.

Eeee, neler yapıyorsun mu demeliyim? Yok yok gel şöyle otur demem daha doğru olur. Karşıma gelmiş bir insana "Sen de nereden çıktın" imalı sözcükler yakışık almaz değil mi? Tabii, hele ki bir dosta, candan içten bir arkadaşa daha ne bileyim ne olması gerekiyorsa ona öyle şey denilir mi? Yok yok denilmez. Demiyorum. Nereden çıktın yerine, "Ne iyi ettin de geldin, ne büyük esenlik getirdin, mesud ettin, mest ettin" diyorum.

İyi gördüm seni. Evet kesinlikle iyisin. Gözlerindeki ışıltıya bakılırsa sevinçlisin. Hep böyle görmemden ötürü, "Hayırdır" demeyeceğim. Zira, seni sevinçli görmek nadirattan değil, adetten oldu.

İyiliğin ve esenliğin kanatlarına sığınan miniklerini de sevindiriyor. Onlar seninle mutlu olduklarını hissediyorlar. Onları da hep hoş tut. Sadece anne şefkatiyle, ya da eş sadakatiyle değil, yüreğine bahşedilen insanca erdemlerinle onları koru ve kollamaya devam et. Aksini yapamazsın ki! Sen kötü olmayı bilemezsin ki!

Dur! Nereye öyle. Daha iki laf etmedik bile. Var mı öyle çekip gitmek sessizce. Üşür diye uzatmadığın elini hissetmeden gidersen alınırım. Yumuşacık teninin sıcaklığını ellerinle hissetmek ne güzel olacaktı gitmeye karar vermeseydin. Gözlerim saçlarının telinde. Gözlerim yürüyen izlerinde. Seni izliyorum. Gidiyorsun ama yok yok gitmeyecek ve döneceksin.

Biliyordum, gidemezdin. Gitmeyeceksin.

Seni böyle tanıdım. Ne bileyim böyle mi devam edecek? Doğrusu cevap veremiyorum. Bazen kendi kendime sitem ediyorum. Ne duruyorsun hadi sen git diyorum. İşte görüyorsun hala buradayım, kazık gibi çakılı bekliyorum.

Neden gelmiyorum dersin. Cevap veremiyorum. Aslında cevabını biliyorum ama sana söyleyemiyorum. Yoo niye söylemeyeyim ki, bal gibi de söylerim. Onu sen de biliyorsun ki, korkuyorum. Ya da korkuyoruz. Başlamayı seviyorum ama, bitirememekten korkuyorum. Bağlanıp kalmaktan, kurulu düzenleri bozmaktan, başlarının göz yaşları üzerine saadet kurulamayacağından korkuyorum.

İşte öyle bir şey. O yüzden yürüyemiyorum. Kazık gibi çakılı kaldım gidemiyorum. Bekliyorum.

Ben seninle böyle de mutluyum.

Bir gün, belki bir gün kollarından tutar, ihtirasla çekerim diye düşünüyorum. O cesareti bulduğum gün sanırım kendimi yanında bulurum.

Bu satırları okurken coşkun hislere kapılacağından kuşku duymuyorum. Eş zamanlı düşündüğümüzü biliyorum. Ama sen diyemiyor, ben diyemiyorum. Pek önemli sayılmaz. Zira, sana söylediğimi kimseyle paylaşmıyorum.

Hoş sana ne söyledim ki! Bir şey mi söyledim. Ve biliyorum, bu satırları okuyunca söylemediklerimi soracaksın. Cesaretli davranışı benden bekleyeceksin. Bekleme! O denli cesur değilim.

Evet, son derece iyi bir dostumsun. Ne bileyim gariplik burada işte. Bazen sırdaşım gibi görüyorum. Bazen bir akrabam gibi oluyorsun. İşte bazen de böyle... ya ben sapıtıyorum. Kızma suçum yok, seni görünce dayanamıyorum. Bilmem farkında mısın, tahrip edici bir güzelliği taşıyorsun. Masumiyetinin altında, kışkırtıcı bir kişiliğin var. İşte o yüzden dayanamıyorum. Ne bileyim nasıl anlıyorsan öyle diyorum.

"Bu da ötekiler gibi" demediğini çok iyi biliyorum. Ötekiler gibi olsaydım, kaç yılı bulan bir dostluğun devam ettirilmesinin izahının nasıl olacağının cevabını senin de veremeyeceğini biliyorum.

Neyse okuduğunda bir daha görüşelim diyorum. Ya da görüşmeyelim ve sen de bir kaç satır karala diyorum.

Ne dersin!
 

 
adam06@mynet.com

 

Hasan Yılmaz'ın diğer yazıları: İnsan ve Değişim 
Hasan Yılmaz'ın diğer yazıları: Hem Beyaz Hem Siyah
Hasan Yılmaz'ın diğer yazıları: Sanal aşka mektup
Hasan Yılmaz'ın diğer yazıları: Amerikan Rüyası Bitti mi?
Hasan Yılmaz'ın diğer yazıları: Afganistan Muamması ve Müslümanların Paranoyası
Hasan Yılmaz'ın diğer yazıları: Üslup ve Hamaset
Hasan Yılmaz'ın diğer yazıları: Ne Yazsam Dediğim Zaman Aklıma Gelenler
Hasan Yılmaz'ın diğer yazıları: Biz Uyurken Neler Oluyor?

KAPAK