Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

 

sinyal1.gif (2171 bytes)

Hasan YILMAZ

Ne yazsam dediğim zaman aklıma gelenler?

Yazdırmaktan daha zor olanı nedir diye bir soru aklınıza gelecek olursa, yazmaktır diye cevap vermek en doğal olanıdır. Zira, belirlediğiniz bir konu olsa dahi, o konu üzerinde derinleşmeniz ve bir bütünlük içinde meramınızı dile getirmeniz gereği vardır.
 
Elinde kalem, cebinde kağıt gezenler için pala kılıç cenk meydanında arz-ı endam etmeye benzer yazı. Lakin, zaruretten ötürü yazıyla iştigal edenler firar fırsatının ne zaman doğacağını gözetler dururlar.
 
Şu an firarımın verilmesi gerekir. Zaruretten yazıyor gibiyim. Öyle hissediyorum. Ne aklıma egemen olabiliyorum, ne de zihnimde uçuşan kelimeleri dizelere döküp, anlamlı paragraflar oluşturabiliyorum. İştigal alanı yazı olanların başına gelmiştir, bilirler. Anlaşıldığımı sanıyorum. Kilitlenme, donup kalma hali... Çözülmez buz gibi kütleye dönüştüm sanki.
 
Aslında yeni değil bu halim. Uzun zaman oldu, böyleyim. Kalıba dönüşmüş buz kütlesi gibiyim.
 
Eskiden de böyle miydim?
 
Öyle olmadığım rivayetleri kulağıma kadar geldi. Bu rivayetlere ilişkin karinelerim de var. Ancak, bu karinelerin bana ait olduğunu ispatlamakta zorlanacağımı söylememde de beis görmüyorum. Çünkü, hakikaten şu halimi görenlerin o karinelerle durumumu tevil etmelerine imkan görmüyorum.
 
Hayatın akışından kopmuş gibiyim. Kendi dünyamda çizdiğim manzaraları seyrediyorum. Bazen tan vakti kırlarda yürüyor, bazen de şimşekler çakarken göl kıyısında ördeklere taş atıyorum. Zihnim bulanık, zihnim muğlak.
 
Anlıyorsunuz değil mi bulanık, muğlak deyişlerimi. Yardıma o kadar çok ihtiyacım var ki! Adeta öldüğümü hissediyorum.
 
Bilir misiniz ölmek ne demektir? Bedeninin içinde ruhundan kopuk yaşamak nasıldır bilir misiniz? Cesede dönüştüğümü nasıl izah edebilirim ki! Yaşadığı ve yaptığı hiçbirşeyden keyif almayan ve hayata anlam kazandıracak hiçbir girişime imza atamayan adam haline gelmek ne büyük eziyettir değil mi? İşte o eziyeti çekiyorum. Yorgun değilim ama tükeniyorum. Ümidini yitirmişlerin haline bürünüyorum. İçini boşaltan volkan gibi kükreyecek takati kendimde göremiyorum. Tuttuğumu kopartabileceğimi hiç sanmıyorum. Sıktığım taştan da su çıkmayacağını biliyorum. Ne yapacağımı bilmez haldeyim.
 
Kimlere tercüman olduğumu bilmiyorum. Kimlerin duygularını dile getirdiğimden haberim yok. Kendimi anlatmaya çalışıyorum.
 
Keşke hayatı hafife alabilseydim. Keşke ilgisiz birisi olabilseydim. Ama değilim. İlgiliyim.
 
Hayatın içinde olan birisi idim. Hayatın kıyısına savrulmak istemiyorum. Kalabalık yapanlardan olmayı arzu etmiyorum.
 
Ben neyi arzu ediyorum ki! Ne istediğimi bilmemenin sancısını yaşıyorum. Eh zaten ölüler de bir şey bilmez.

 
adam06@mynet.com

 

Hasan Yılmaz'ın diğer yazıları: İnsan ve Değişim 
Hasan Yılmaz'ın diğer yazıları: Hem Beyaz Hem Siyah
Hasan Yılmaz'ın diğer yazıları: Sanal aşka mektup
Hasan Yılmaz'ın diğer yazıları: Amerikan Rüyası Bitti mi?
Hasan Yılmaz'ın diğer yazıları: Afganistan Muamması ve Müslümanların Paranoyası
Hasan Yılmaz'ın diğer yazıları: Üslup ve Hamaset

KAPAK