Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

 

sinyal1.gif (2171 bytes)

Hasan YILMAZ

Memurum, o halde yazarım!

Taş Devri, Tunç Devri, Bakır Devri… Devrile devrile geldiğimiz yer belli.

 

Hepsini geçip de medeniyet denen illet ile tanıştığımıza dair alamet değil midir yazı? Öyle derlerrrrr…

 

Demeseler de öyledir. Yazıdır medeniyetin alameti. Yazıdır medeniyetin vagonu, katarı. Dünü bugüne, bugünü yarına yazı transfer eder. Lakin transfer denilen şey futbolcu, basketbolcu, voleybolcu gibi sezonluk dönemlerde yapılırsa bayatlar. O her gün transfer eder. Adnan Şenel’in derginin girişinde bir yazı vardır. “Hayat anların bileşkesidir” mealinde. Öylesine sık dokunmuş anların bileşkesinden meydana gelen bir çizgide yürüyor isek, o çizgiyi daim yazmak icap eder. Eğer ki yazmıyorsan dair, sezonluk yazılar sadece zihinsel hazırlık dönemi değil, bedensel hazırlık dönemine de hâcet duyar.

 

Bunu düşündüm sabahtır. Yazı yazmak bu denli zor mu dedim. Hele ki benim gibi bir adama yazı yazmak, “Kızım bir bardak su getirir misin!” demek kadar kolay gelir. Yazsam yazsam ne yazsam diye de düşünmem pek! Damdan düşer gibi de yazarım. Aha şimdi de öyle yapıyorum. Damdan düşer gibi dan dun yazıyorum. Yok öyle konu monu da aramıyorum. Yazının kendisi ya konu. Daha konu gerekmez diye düşünüyorum.

 

Aslında yazıyı ciddiye aldığım için konuyu yazı diye betimliyorum. O yazının içine sığdıracağım o kadar çok şey var da demeyeceğim. Desem, bu adam hayatında ilk defa yazıyor diyeceksiniz diye korkuyorum. Hani içimde ne varsa bir solukta dökmeyi de istemiyorum. Sakınıp sıkılmayasınız diye “Zihni Sinir” muhabbetine dökmek istemiyorum. Hani bulmacalarda boru sesi diye sorulan ti hecesi var. Dalgaya almak anlamında da kullanılıyor. Anlayasınız diye boru sesinden girerek tiye geldim. Üstüne şapka konur mu, ayraçla ayrılır mı onu da bilmiyorum. İşte tiye alınmış bir hayatın, yazıyla resmedilmiş halinden pasajlar sunmanın gerekliliği üzerine yazı yazdığını zanneden âzam gibi yazıp gidiyorum.

 

Aslında yaşam son derece renkli ve desenli. Görebilene, işleyebilene sonsuz keyifler sunabiliyor. Seslerin dünyasında, renklerin dünyasında, desenlerin dünyasında yolculuk yapabilenlere sınırsız tadlar sunan bir hayatın içindeyiz. Suda yüzen balık misali, içinde bulunduğumuz renk, desen ve ses zenginliğinden yoksul yaşadığımızı idrak ediyor muyuz? Varsa yoksa, bize sunulanlar. Sabah kalkıp ekrandan ne alıyorsak, gün boyu ekrandan ne izliyorsak yaşamı onlarla çerçeveleyip, zihnimizi onlarla kirletiyoruz. Hayatın kendisi sandığımız sanrılarla günleri geçirip gidiyoruz. Yazıyı da onlar üzerine bina ediyoruz. Filanca şunu dedi, falanca bunu dedi gibisinden edilgen tutumlarla kişisel ve toplumsal geleceğimizi inşâ etme maharetini gösteremiyoruz. Böyle olduğu için de aktör olma işlevinden uzak yaşamak zorunda kalıyoruz.

 

Güncel öylesine kuşatıyor ve boğuyor ki, yazının başlığını atmak durumunda kalıyorum. Aslında yazının başlığına uygun bir içerik olmadı onu biliyorum. Gelecek sayıda o konuya değineceğim için Oflu Hoca misali o konuyu arka sayfaya bırakıyorum.

 

Burada yazının faziletlerine dair yukarda transfer kelimesiyle ufacık bir parantez açtım.  Konuyu vaaz formatına sokmamak, okuyanı da cemaatin mensubu yapmamak için ti bahsi ile parande attım. Bunu yapmakla yazının bir başka cihetine dikkat çektim. Okumayanlar bilmez. Okuması olup yazması olmayanlar da bilmez. Ancak okur yazarlar bilir. Sahi neden okur yazar derler ki! Okumaktan okuru anladık. Yazardan da yazarı mı anlamalıyız? Neyse, yazmak için hem zihne hem parmaklara egzersiz yaptırmak gerekiyor. Değilse düşünür oluyorsun, yazar olamıyorsun. Sabah kalktım düşünüyordum ne yazsam ne yazsam diye. Diyebilirsiniz ki, düşünür. Öyleydim. Ne vakte değin. Bu satırları yazıp Adnan kardeşime mail edene değin. Şimdi tekraren yazar oldum.

 

Mutlu olun, kımıldamayın öyle kalın…


 

 
adam06@mynet.com

 

Hasan Yılmaz'ın diğer yazıları: İnsan ve Değişim 
Hasan Yılmaz'ın diğer yazıları: Hem Beyaz Hem Siyah
Hasan Yılmaz'ın diğer yazıları: Sanal aşka mektup
Hasan Yılmaz'ın diğer yazıları: Amerikan Rüyası Bitti mi?
Hasan Yılmaz'ın diğer yazıları: Afganistan Muamması ve Müslümanların Paranoyası
Hasan Yılmaz'ın diğer yazıları: Üslup ve Hamaset
Hasan Yılmaz'ın diğer yazıları: Ne Yazsam Dediğim Zaman Aklıma Gelenler
Hasan Yılmaz'ın diğer yazıları: Biz Uyurken Neler Oluyor?
Hasan Yılmaz'ın diğer yazıları: Ne Garip Değil mi?
Hasan Yılmaz'ın diğer yazıları: Avrasya Vizyonu

KAPAK