Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

 

sinyal1.gif (2171 bytes)
Hamdi Kılıç

Dirilişin ayak sesleri


Türkiye bir geçiş dönemini yaşıyor.

Küreselleşmeydi, Avrupa Birliğiydi, yeniden yapılanmaydı, demokratikleşmeydi derken, Türkiye dört bir yandan değişim rüzgarlarına maruz kalmış durumda.

Mevcut durumdan memnun olmayan toplum kesimleri –ki bunlar çoğunluğu oluşturmaktadırlar- bu gelişmeleri ümit ve kaygı karışımı duygularla izliyorlar.

Sonucun ne olacağı kestirebilmek için henüz erken. Ancak, yaygın kanaat, yeni dönemin eskisinden daha kötü olmayacağı yönünde.

Öte yandan, geçiş dönemleri, eskiden beri varolan dengelerin değişmesine, taşların yerlerinden oynamasına ve yeniden konumlanmasına imkan tanıyan dönemlerdir.

Esasen, Türkiye’nin bugün yoğun bir şekilde hissetmeye başladığı değişimin temelleri1980’li yıllarda atılmış, 1990’lı yıllarda da olgunlaşma dönemine girmişti.

12 Eylül sonrası siyasetin yeniden biçimlenme süreci, değişimin en önemli çıkış noktalarından biridir.

Serbest piyasa ekonomisine geçiş ve müteşebbislerin önünün açılması, ikinci önemli çıkış noktasını teşkil ediyor.

Bu iki unsur, toplumdaki siyasal ve ekonomik potansiyelin harekete geçmesine imkan tanımıştır. Böyle olunca hem siyaset, hem de ekonomi dünyamız yeni aktörlerle, yeni alanlarla tanışma fırsatına kavuşmuştur.

Yıllarca siyasi partilerin merkez ve taşra yönetimlerini, milletvekilliği ve belediye başkanlığı makamlarını adeta parselleyip tapularına geçiren isimlerin yerini, kimi hak ederek, kimi hak etmeyerek de olsa yeni simalar almıştır.

ANAP’lı yılları DYP’li ve SHP’li, onu RP/FP’li, daha sonra da DSP ve MHP’li yıllar izlemiştir. Yani siyasi sirkülasyon devamlılık arz etmiştir. Bu da siyasete sürekli yeni isimlerin, simaların girişini kolaylaştırmıştır.

Ekonomide de sermayenin ve sanayiin Marmara ve Trakya bölgelerinden İç Anadolu ve Ege’ye doğru kayması benzer bir dönüşüme yol açmıştır

Her ne kadar sermaye renklere bölünerek ekonomiye siyaset karıştırılmaya çalışılmışsa da, bu gayretler başarıya ulaşmamıştır. Türkiye’nin ortasında, batıdaki illerle yarışan, hatta kimi alanlarda onları geçen yeni ekonomi devleri ortaya çıkmıştır.

Siyasetteki ve ekonomideki dönüşümün yansımaları, bilhassa son yıllarda, diğer alanlarda da görülmeye başlanmıştır. Birinci lig takımları ile birinci lige aday takımların dağılımına bakıldığında bu paralelliği görmek mümkün.

Ekonomi ile spor arasındaki gizli, ama önemli ilişkinin nihayet farkına varılmış galiba. Çünkü, spor, özellikle de futbol, kendisine yapılan yatırımları dolaylı olarak fazlasıyla verebilen bir sektör.

Tüm bunları Anadolu’nun dirilişinin ve ayağa kalkışının ayak sesleri olarak değerlendirmek yanlış olmasa gerektir.

Yaşanan değişim süreci sonunda Türkiye nereye gider bilinmez ama taşranın iyiye gittiği kesin.

E-mail: hamdikilic@veezy.com
 
Hamdi Kılıç'ın diger yazıları: Türkiye'yi kurtarmak
Hamdi Kılıç'ın diger yazıları: Devlet uyuyor, Türkiye yürüyor

KAPAK