ANIMSIYORUM...
Anımsıyorum...
Günbatımında
son kızıllıkları gözlüyordu
Akşam
sefaları,
Bir daha açılmayacakmış
gibi,
Kapanıyordu
güneşin kapıları...
...ve
yavaş yavaş kümeleniyorlardı
Buğulu
bulutlar arasından
Yıldız
kırıntıları...
Anımsıyorum...
Bükmüştü
boynunu çiçekler,
Ayda
küskündü belli,
Sönmüş
kireç gibiydi yüzü
Solgun ve
kederli...
Anımsıyorum...
Bir akşam
üstüydü
Ve yine
karanlık çalıyordu günü,
Parça
parça, lime lime...
Üstelik
bozuktu hava,
Yağmur
taneleri vuruyordu
Boşluğa
uzanan ellerime...
Anımsıyorum...
Devriliyordu
gün,
Tepelerin
ardında,
Yaşlı
bir çınar gibi,
Bir daha
yeşermemecesine ebedi...
Uykuya
hazırdı,
Menekşeler,
güller, zambaklar,
Bükük
boynuyla günebakan,
İçimde
hummalı bir ateş,
İçimde
kor,
İçimde
volkan...
Sadece
çam ağacı vardı sırtımı yasladığım
Sarsılmayan...
Anımsıyorum...
Yitiyordu
gün,
Başlıyordu
bitmek bilmeyen gece,
Ötüyordu
kulakları tırmalayan sesiyle baykuş
Tüm uğursuzluğuyla.
Hep aynı
nakarat,
Hep aynı
hece.
Labirentimdi
akşamlar...
...ve
karanlık çözümlenemeyen bilmece...
***
MESELA (1)
-
Zindandasın
Mesela
zindandasın,
Tek
başınasın...
Yırtılmış
lime lime esvapların,
Kırılmış
topukların,
Ucu
delinmiş ayakkabıların
Ve
şişkin
Ve
duyarsızlaşan parmakların...
Islak
zeminde
Rutubet
vurur bir yandan
Kirli
ağır kokusuyla ciğerlerine,
Bir yandan
karanlığa alışır göz kapakların,
Bir ranza,
bir iskemle,
Hakiye dönüşmüş
duvar,
Belli
belirsiz yazılar,
Mürekkebi
kan...
Özgürlüğe
dair,
Sevdaya
dair,
Özlem
kokan...
Senden
öncekilere ait,
Bir kaç
slogan,
Bir
dörtlük aşka armağan...
Bir
tıkırtı akabinde,
Ürkek bakışları
üzerine dikilmiş,
Kırçıl
kahverengi tüyleriyle,
Hoş
geldin demeye hazır,
Bir parça
ekmeğine ortak,
İri bir
sıçan...
Daha yolun
başında,
Tütün
vurur aklına,
Bir
nefeslik duman,
Bir bardak
demli çay,
Bir halka
simit,
Akı ve
sarısı belirgin kaygana,
Tereyağında...
Oysa
misketlik nohuttur istihkakın,
Karavanada...
Bir çift
göz gelir göz ucuna,
Yosun yeşili,
İnce
nakışlarla işlenmiş,
Sıcak
hareli,
Bir kiraz
dudak,
Yumuşacık
iki kıkırdak,
Nara bürülü
yanak,
Ve her bir
tanesini
Parmaklarına
doladığın
Okşamaya
doyamadığın,
Yarin saçları
gelir
Mahzun
bıraktığın,
Şimdi
uzak...
****
MESELA (2)
-
Dışarıdasın
Mesela
dışarıdasın...
Damağında
buruk tadı özgürlüğün,
Dost
yüzler aramaktasın...
Sıcak,
Sarılacak,
Yitmiş
yılların ardından....
Oysa
çok sular akmıştır,
Geçmediğin
köprülerin altından...
İlk
adımda daha,
Takılır
ayağın,
Tökezlersin,
Alışmamışlığından...
Mesela
dışarıdasın...
Unutmaya
başladığın renkler çarpar gözüne,
Alabildiğine,
Toprak
kokusu,
Çiçek
sarhoşluğu,
Ve
ağaçlar fidanken bıraktığın...
Çocuk
sesleri oyun heyecanında,
Devingen
bir seyri sefer,
Dolanır
damarlarında,
Tarar
gözlerin en ufak ayrıntıyı sabırsız,
En
çok aradıklarını bulamazsın yanında...
Dışarıdasın...
Ölen
arkadaşların
Ve
geride tutsak yoldaşların gelir aklına,
Sevdan
gelir yarım bıraktığın...
...ve
yürüyeceğin yol,
Ansızın
yalnızlık basar,
Hüzün
ansızın,
Kaybolmuşluk,
Dirensen
de tutunamazsın...
Akar
göz yaşların,
Ağlarsın...
Dışarıdasın...
Yine
de ama yine de
Örümcek
inadında,
Örerek
ağlarını,
Yıkıp
puştluğun duvarlarını,
Yaşamalısın...
|