- Dünya dar geliyor bazen insana.
Sığamıyorsun şuncacık dünyaya. Anlamını yitiriyor herşey biranda...
Ne insanlara güzel görünmek için taradığın saçın bir anlamı kalıyor,
ne de aynanın karşısında geçirdiğin zamanın. Bir kariyer sahibi
olmak için harcadığın yılların da bir anlamını bulamıyorsun. Gülüşün
anlamsız, ağlayışın, hüznün, sevincin anlamsız.. ufak çıkarlar
peşinde koşanların doldurduğu, mutluluklarını -kendince
mutluluklarını- başka insanların mutsuzluğu üzerine kuran insanların
hüküm sürdüğü şu dünya anlamsız.
-
- "Ben kimim? Burası da neresi? Ne b.k
yemeye geldim bu dünyaya?"
-
- Bencillik diz boyu. Etrafımdaki
herkes bencil. Onların etrafındakiler de bencil. Ben de bencilim,
sen de. Kişisel bir olay değilmiş bu, meğer insanoğlu bencilmiş.
İnsan olmanın doğasıymış bu, geç farkettim. Ümit Yaşar'ın bahsettiği
bir "insan yanımız" var ya ; işte o da bu duygu üstüne kurulmuş.
Birbirinden basit "ego"larla süslenmiş.
-
- Egolarımızı tatmin etmek için
yaşıyoruz biz. Kendimiz için yaşıyoruz biz. Kendimiz için yaşıyoruz.
Biz ve egolarımız. Hastalarımızı iyi etmek içim doktor olmuyoruz,
"doktor bey" ünvanı için hastaları iyi ediyoruz. İnsanlara yardımcı
olmak için avukat olmuyoruz...
-
- Peki ne yazıyorum ben? Kime
yazıyorum, niye yazıyorum? Kendim okumak için mi yazıyorum.. Başkası
okumadığı sürece ne anlamı olacak bu yazının. Başkası okuyunca bana
ne yararı olacak.. Güzel olduğunu söyleyince kabaracam herhalde...
Sadece bu kadar mı... Yine basit egolar yani. Başkası okumayacaksa
ben niye yazıyorum... Bak hâlâ yazıyorum... Sanırım ben kafayı
yiyorum..
thepentagram@yahoo.com
Baran Yurdakul'un diğer yazıları:
Ruhsal Tadilat -1 |