Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

 

sinyal1.gif (2171 bytes) Arzu ALTUN

Denemeler


Ben sevmeyi özlerim..
Ve zamansız bir çiçek açar, baharında gençliğimin.Korkarım,
solacak! Solacak, daha ben kokusunu ciğerlerimde saklayamadan. Uzatmaya
çalıştığım saçlarımı keserim. Bir hüzün, bir gözyaşı kalır yalnızca yüzümde.
 
Mevsim, sonbahar olduğundan, kavak ağaçları kurban veriyor yapraklarını. Bir
muarız duygu vuku bulur, yüreğimde. Sefil bir şerait ruhumu kaplar. Ve bir
derin üzgü esir alır her bir hücremi.Duyularım iflas eder,görecek güzellik
kalmayınca. Kulaklarım duymaz artık, tek güzel söz çıkmayınca. Dokunamam.
Bir cüzzamlı gibi çekerim elimi dünyadan.
Dumanlı dağlar bile iflas eder. Dereler bulanır, mevsim bile sonbahara
döner, daha bahar olmadan. Zemheri ayı hüküm sürmeye başlar variyetimde.
Varlığımı çevreleyen buz gibi sevecenlikler yüzündendir belki de bu gidişim.
Dönüşümü mümkün kılacak tek gaye...
Bir kahvaltı sofrasını hazırlarken annem, çay bardaklarına usulca
bıraktığı çay kaşıklarının sesi çalınır kulağıma, işte onu özlerim. Artık
bir düş gibi gelen büyükbabamın, hikayelerini özlerim. Ben gidersem, beni
ben yapan her anı özlerim. Sıradan günleri farklı kılan sağanak yağmurları,
yüreğini notaların kuşattığı bir hukuk öğrencisini, içilen birkaç yudum
çayı, Kafka'yı, İstiklal'i, Sıla'daki Türkü dostunu, yaylaları, henüz açmış
çiğdemleri,kendim yazmadığım ama başrolünü oynadığım hayatımı özlerim. Ben
aşkı için cehennemi tercih ettiğim sevgiliyi özlerim. Et yemeği bıraktığım
halde, anamın yaptığı güzel içli köfteleri ,toprağımın aydınını özlerim. Ben
sevmeyi özlerim, özlemeyi özlerim...
     
Baharları ısrarla bekleyişim bundandır.Yağmurlarda ısrarla
sırılsıklam oluşum da. Saatlerin geçip gitmesine izin vermem de bu
nedenledir. Hani aniden çıkagelir diye gidenler, tanınmadık yüzler zuhur
eder diye kapımda. Sararmış baharlar yine yeşile döner umuduyladır...
Kanımın hala yüreğime hücumu da gözümde parlayan nur da kendimi tanımaya
çabalayışım da bundandır.
 
 
*  *  *
 
Artık...
 
Adresler yanlıştır.Kapısını çaldığın her kapı yabancıdır. Gördüğün kadar
derin değildir asla, ruhları.Öylesine yüzeysel, öylesine basit, öylesine
köhnemiş...
Ve söylediğin her kelimeyi geri almak istersin. Hiç söylenmemiş kılmak, hiç
tanınmadık kılmak istersin yüzleri. 
 
Artık zamanı dolmuştur, bekleyişin. Hatırlanmamak dokunmaz artık
yüreğine. Artık, tek güzel söz bile duymamak incitmez yüreğini. İnanmamak,
inanmaktan daha az acı verir de ondan. Artık bilirsin ki, tek bir ateş
vardır yüreğinde.Tek bir kanayan yara, bağrında. Ve dönülmesi zor bir yola
sapmışsındır.
     
Artık aynalarda,gözlerinde gördüğün ışıltı, 17-18 yaşın heyecanını
barındırmaz. Umudunu, sarıp sarmalamıştır karamsarlık sarmaşıkları. Öylesine
sıkı, öylesine zehirli... Ve çırpınmanın faydası yoktur, isteksizce. Hiç
yaşanmamış kılmak her anı, hiçlikte var olmak istersin.
     
Aklından geçen her bir anı siyah beyazdır, solmuştur artık çiçekleri
baharın. İlkbaharlar, sararmış kostümler giyinip, sahnede yerlerini alırlar.
Sarı sonbaharlar sahnelenir, derinlere ilkbaharları gömerek. Ve her anı güz
bir ömrü yaşamaya başlarsın; baharlardan feragat ederek...
 

Arzu Altun'un  diğer yazıları: Gözleri Açık Ama Yürekleri Katranlı
Arzu Altun'un  diğer yazıları:  Issızlığı  Dinledim
Arzu Altun'un  diğer yazıları:  Şiirler

 

KAPAK