 |
Arzu
ALTUN |
|
- Nicedir halin?
-
- Avuçlarımda sana sunmak için
sakladığım aydınlık,
- Ya mehtaba gönül verirse,
- O vakit nicedir halin?
- Nicedir halin sevgili?
- Ya gecenin sonunda doğmasına alıştığın,
- Ama derin uykundan uyanıp da hiç
izlemediğin ,
- Şafak artık hiç sökmezse...
- Nicedir hali güneşin...
- Nicedir hali yeşilin....
- Bağın, bahçenin...
- Nicedir hali sevişmelerin?
- Yüreğimde sana söylemek için
sakladığım cümleler,
- Ya ıssızlığa gönül verirse,
- O vakit nicedir halin?
- Nicedir halin sevgili?
-
-
- *
* *
-
- Halkalı-Sirkeci Treni
-
- Kendi halinde,
- Çamaşır asan bir kadın gördüm,
- Trenin penceresinden,
- Halkalı-Sirkeci hattında,
- Yolculuk ederken;
- Kenar bir mahalledir...
- Ve pencereden bakan,
- Sarı hırkalı bir küçük kız gördüm
pencerede,
- Masum ama kanatlarını açıp;
- Çekip gitmek isteyen bir ifade
sezdim yüzünde...
- Resmedesim gelir o an gördüklerimi,
- Her ayrıntıyı,
- Eski, bakımsız, kalabalık
olmayan,
- Kendi sakinliğini yaşayan
sokaklarda dolaşasım gelir...
- Kokusunu almak isterim tarihlerinin,
- Kendi halinde, ahşaptan evler görürüm,
- Hüzünlenmişlerdir,
- Terkedilmişlikten kaynaklanan bir hüzün...
- Artık iyice kararmıştır yüzleri,
- Camları olmayan pencerelerinden,
- İçeriyi görmek için baktığımda,
- Yorulmuş, karanlık bir ifade
sezdim duvarlarında...
- Her bir ayrıntıyı o an kazırım
belleğimdeki anı defterine,
- Belki zamanla eskiyecek, tozlanacak
ama
- Yine de bir zamanlar kazınmış
olacak...
- Hiç var olmamasındansa düşüncelerin...
- Ben giderken hep sefalet gördüm,
- Yol kenarında,
- Yokluklarıyla varolan çocuklar gördüm,
- Öylesine kirlenmiş üstbaşlarıyla
- Tertemiz yürekli çocuklar...
- Ben giderken, bir parçamı gördüm
aslında sokaklarda,
- Hiç tanımadığım insanlarda
kendimi gördüm,
- Zayıflıklarında, acılarında,
umutlarında,
- Kendilerine has hikayelerinde...
- Ben hayatın nefes aldığını gördüm,
- Halkalı-Sirkeci hattında,
- Trenle yolculuk ederken kendini
terkeden bir şehir gördüm,
- Elemden, Sefaletten kaçan bir şehir...
- Eski lahzalarını arayan bir şehir,
- O eski şehri arayan insanlar gördüm...
-
-
- *
* *
-
- Seni Çizdim
-
- Kumbaramda sensizliği biriktirdim,
- Onca zaman,
- Hiç usanmadan,
- Karakalemimle seni çizdim,
- Sanki karşımdaymışsın gibi...
- Her ayrıntıyı görerek...
- Aslında ezberimdeki seni çizdim,
- Seni anlattım ben odamın duvarlarına,
- Yalnızken ağladım,
- Öyle ağladım ki,
- Rüzgarların canı yandı,
- Ve bulutlar da ağladı,
- En sevdiğim ayı bu ilkbaharın,
- Ve en sevdiğimse sensin bu mevsimde
- Ve her mevsim...
- Yeniden hayat bulan toprağa,
- Onca zaman,
- Hiç usanmadan,
- Ellerimle seni çizdim,
- Sanki karşımdaymışsın gibi...
- Her ayrıntıyı görerek...
- Aslında ezberimdeki seni çizdim,
- Ben bir seni ektim toprağına özgürlüğümün,
- Bir seni biçti ırgatlar...
- Bir seni harmanladım,
- Zahiresin bir köylü için...
- Yüreğim içinse rızk...
- Onca zaman,
- Hiç usanmadan,
- Seni çizdim ben yüreğime,
- Sanki karşımdaymışsın gibi...
- Her ayrıntıyı görerek...
- Aslında ezberimdeki seni çizdim,
- Ben onca zaman,
- Bir seni ezberledim;
- Aşka dair,
-
-
- *
* *
-
- Aşk!
-
- Aşk!
- Ey Aşk!
- Çıkar kalbimi göğüs kafesimden,
- İçin sızlamasın,
- Zerreleri bile kalmasın!
- Yak!
- Hiç ağlamadan,
- Yine de sevebilecek mi onu?
- Aşk!
- Ey aşk!
- Usulca çek ruhumu damarlarımdan,
- Hiç yas tutmadan,
- Canımı çek , çıkar kanımdan,
- Soğusun,pıhtılaşsın...
- Yine de inanmaya devam edecek mi
meleklere ?
- Yine cenneti sevgilinin gözlerinde
mi bulacak?
- Aşk!
- Keskin, bariz bir acısın sen bakışlarımda,
- Sen kendini de at uçurumlardan,
- Ve gitmeden gözlerimi de al,
- Sözlükteki karşılığın ,
- Yalnızca o!
- Sen yokluğa karışırken,
- O da kaybetsin anlamını seninle
beraber,
- Ve sen düşerken zeminine sonsuz
mekanın,
- Vuslat, kendini yeniden onun gözlerinde
bulur,
- Acısından kıvrandığım cehennem
ateşi söner;
- Ruhunun serinliği ile,
- Yeniden Cennetin kapıları açılır,
- Aşk!
- Ey aşk!
- Gülümse biraz,
- Bir demet nergisi çok görme
ellerime,
- Yüreği kaskatı,
- Nasırlı bir melek yüzünden bu çırpınışı
yüreğimin, bedenimin,ruhumun...
- Aşk,
- Dön ve birkez bak gözlerime,
- Zemheri ayının ortasında baharlar
getirdim...
- Aşk!
- Korkmaktan vazgeç!
- Ve kendini bana bırak...
-
-
- *
* *
-
- Bir Memleketim Var
-
- Bir ülkem var,
- Memleket diye bildiğim,
- Öyle andığım...
- Karmaşa içinde...
- Gördüğü bir kabus var,
- Uyanamadığı,
- Manda düşleyen yetişkinleri var,
- Cebinde beş kuruşu olmayan,
- İşçisi, memuru,
- Cebinde Türk Lirası olmayan Türk
insanı var,
- Lira kum olmuş sızıyor parmakları
arasından,
- Bir ülkem var,
- Memleket diye bildiğim,
- Öyle andığım...
- Karmaşa içinde...
- Gördüğü bir kabus var,
- Uyanamadığı
- M.Kemal'i bekleyen 90'lık gazileri,
- Umudu katranla kaplanan gençleri,
- Toprağın küstüğü köylüleri,
- Yiyecek peynir ekmeği olmayan insanı
var,
- Sansürü var yoksulluğun,
Televolelerin abartısı...
- Bir ülkem var,
- Memleket diye bildiğim,
- Öyle andığım...
- Karmaşa içinde...
- Gördüğü bir kabus var,
- Uyanamadığı...
- Bir memleketim var yüreğime koyduğum,
- İnadına terketmediğim bir
memleketim,
- Memleketim ağladığında ağlayan
bir yüreğim,
- Ama en ufak bir zorlukta sırtını
dönen bir milletim...
- Sırtını dönmeyen bir memleketim
var...
- Bir ülkem var,
- Memleket diye bildiğim,
- Öyle andığım...
- Karmaşa içinde...
- Gördüğü bir kabus var,
- Uyanamadığı...
-
-
- *
* *
-
- Taçsız Sultan
-
- Bir bakmışsın elinde bir kuru
ekmek,
- İstiklal caddesinin bir köşesine
sığınmış,
- Öylece ,
- Gelip geçeni izliyorsundur,
- Gençler gelip geçiyordur önünden,
- Gülen,tasasız...
- Henüz aynalara,
- Şanslarına küsmemiş gençler...
- Sonra ayağa kalkar ve yürümeye başlarsın,
- Az sonra durup vitrinlerden birine
bakarsın,
- Ama vitrine değil!
- Camda yansıyan kendi siluetine...
- Nasıl oldu da bu haldesin?
- Diye fısıldarsın usulca,
- Toplumsal dengesizlikler yüzünden
mi?
- Sosyal statüler nedeniyle mi?
- Ben kimin?
- Diye sorarsın usulca,
- Ben Ahmet'im , Zeynep'im ...
- Ben sokaktaki sıradan bir vatandaşım...
- Evsizim...Kimsesizim...
- Ben insanım,
- En azından öyle olmaya,
- Öyle yaşamaya çabaladım,
- Öyle kalmayı umdum,
- Ve bu düşünceler geçer geçmez yüreğinden;
- Bir damla süzülür yanaklarından,
- Dudaklarına doğru,
- Gözlerinde çilekeş bir ifade;
- Sanki intikam almak istersin
birilerinden,
- Herşeyi, zamanı tersine çevirebilecek
olsan...
- Oysa herşey aynı kalır,
- Sen gözlerini açtığında,
- Yine,
- Ve her zamanki aynı sensindir,
- Kendi zincirlerini kırmadan,
- Kendi özgürlüğünü ilan
edemezsin,
- Sen yine sokaklar,
- Karanlığında, ıssızlığında...
- Sadece sarhoş Beyoğluzadelerin
konakladığı,
- İstiklal caddesinin,
- Taçsız sultanı...
-
- Arzu Altun'un diğer yazıları:
Gözleri Açık
Ama Yürekleri Katranlı
- Arzu Altun'un diğer yazıları:
Issızlığı Dinledim
- Arzu Altun'un diğer yazıları:
Denemeler
|

|