Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

 

sinyal1.gif (2171 bytes)

Alim SÜNER

DENEMELER


SON DURAK
Aşkların “ Son Durak” kavramından etkilenip etkilenmediklerini, bu kavramın ortaya çıkışına ne gibi bir katılım sağladıklarını hep merak etmişimdir doğrusu…
 
Çok uzaklardan gelen bir ses uyandırdı yılgın gönlümü. Sinmiş, korkmuş, pısmış bir şeyleri şaha kaldırdı acımasızca. Şimdi ayarını şaşırmış bir saat gibi tiktaklıyor hiç durmaksızın, ne ileri ne geri gitmeden.
 
Ne ileri ne geri… oysa ömür yerinde sayıyor mu hiç? Dinginliğinden gün eksiltiyor mu söyle? Ak perçemli görmeden, öcünü almadan rahat bırakıyor mu?
Devrik cümleler kurabildiğim gibi devirmek istiyorum üzerimden uğursuzluğun çelmesini! Neden kötü söyletmeyince yazdırmıyor kader? Neden her şeyin nedenini aramakla yitiriyorum tümcesiz özlemlerimi/
 
Dokunsam dur desen sana ve diyebilsem o ana… gözyaşlarıyla ıslatmadan yatağımı, değerli olabilse içimdeki yerin. Yitir, yok et ama sen et demenin yolunu gösterecek bir klavye istiyorum.
 
Sen inanıyorum ki aslında benim düşüncelerime der yelkenler açıyorsun. Kabullenmek istemeyen kem gözlerin gölgesi soğutuyor kalbimi . güneş eritecek ve son durakta kabulleneceğim sevgimi.

***

GECENİN SESSİZLİĞİ İLE
Havada yağmur kokusu vardı. Dar bir yolda, ayaklarımın altında kuru yapraklar, yürüyorum. Gecenin sessizliği üzerime çökmüştü. Yaprakların rüzgarla birlikte çıkardıkları sesler, kulaklarımı tırmalıyordu.  Yürüyordum, vakit geçti, hüzünlü ama duygusal bir günün akşamıyla başbaşaydık. Ben ve benim gibilerin yaprakların kapladığı Arnavut kaldırımlarda belki aynı, belki farklı düşüncelerle yol aldığını biliyordum. Yine o muazzam, dost gibi dost olan gece beni kollarına almış sessizliğiyle büyülüyordu.
            Ayın onbeşiydi. Bulutların arasında, bir elmas gibi parlayan ay, yüzünü bana dönmüş, göz kırpıyordu. Ancak sevgiyi ve duyguyu anlatmanın en güzel ortamıydı burası. Sevgim kaplamıştı her yeri, sevgin kaplamıştı beni ve gece beni kucaklamıştı. Sıcak kollarıyla ve güle yüzüyle bana gülümsüyordu.
            Adımlar çoğalıyor, rüzgar yüzümü okşuyordu. Sanki bir şeyler anlatmak ister gibi, bağırıyor ama ben bunu duyamıyordum. Çünkü ben, benliğimi unutmuştum. Diyarlarda, o enginlerde bulunan, zirve dedikleri yerde oturan sevgiyi yaşamaya çalışıyordum.
            Köşeleri dönerken, attığım adımların sesleri yankılanıyor ve kulağıma bir vızıltı şeklinde geri dönüyordu.
            Ansızın çıka gelmişti. Varlığının sebebini bilmeden, sadece ve sadece yalnızlığın acısıydı bunlar ve unutulmak. Dostum ve tek sırdaşım olan geceyle ayrılık vakti gelmişti. Diğer dostlarını yalnız bırakmamalıydı. Zor adımlarla zirveye çıkmanın tadıyla yol alıyordum. Düşüncelerim bedenimi sarmış, bir şekilde yine gecenin sonuna gelmiştim ve güneş, o altın saçlarıyla gökyüzüne renk veriyordu.
            Hayat başlamıştı, adımlar çoğalıyor ve sesler birbirlerine karışmış bir şekilde yankılanıyordu. Ben, dostuma ve mekanıma tekrar buluşmak umuduyla veda ediyordum.
 
Dar yollardaydı sevgiler
Gecelerde saklanıyordu artık
Beklenmedik yerlerde aranıyordu
Umutsuz bir vaka gibi ! 

 

Alim Süner'in diğer yazıları: Hikayeler
Alim Süner'in diğer yazıları: Şiirler
Alim Süner'in diğer yazıları: Şiirler

KAPAK