Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

 

sinyal1.gif (2171 bytes) Adnan Şenel

Zevkler ve Renkler


Zevkler ve renkler değişir derler. Her insanın beğenileri, zevkleri ve tercihleri farklı farklıdır; böyle olması da gereklidir ve normaldir. Her insanın zevklerinin aynı olduğunu düşünsenize.. Ne garip olurdu..

Gerekli ve normal olan bir başka şey de insanların tercihlerini, zevklerini ve beğenilerini serbestçe dile getirmesidir. Bir kişinin diğer kişiye « ben şunu çok beğenirim, şunu hiç sevmem »  demesi ne kadar normalse diğer kişinin de « senin beğenmediğini ben beğeniyorum, sevdiğin şeyi ise hiç sevmem » demesi o ölçüde normaldir. İnsanlar arasındaki ilişkide bu tür diyaloglar çok sık görülür..

Normal olmayan şey, bir kişinin beğenisine bir başkasının muhalefet etmesi ve kınamasıdır. Kendi beğenisinin daha iyi olduğunu iddia ve ısrar edip karşısındakinin beğenisi üzerinde tahakküm ve baskı kurmaya çalışan kişilere rastlarız etrafımızda ve işte bu davranış şekli anormaldir..

Başkalarının zevkleri, beğenileri ve tercihleri üzerinde baskı mekanizması kurup onları etkilemeye, yönlendirmeye ve değiştirmeye yönelik dayatmalarda bulunmaya meraklı kişiler vardır ve genellikle bunlara biz « eleştirmen » ya da «uzman » ya da « otorite » filan deriz..

Bu kişiler herhangi bir şeyi hangi ölçütlere ve değer yargılarına göre değerlendirirler de « bak bu böyle böyledir, onun için de şöyledir » şeklinde ahkam keserler ben buna pek akıl erdiremem. Mesela, geçenlerde bir gazete okudum, müzik otoritesi diye lanse edilen bir yaşlı zat Tarkan’ın müziğinin de sözlerinin de ilkel olduğunu beyan etmiş. Bu müthiş tespiti neye göre yapmış pek anlamadım ama anladığım bir şey varsa, milyonlarca hayranı, dinleyeni olan, albümleri çok satan bu şarkıcın müziği, sözleri ilkelse, o şarkıcıya teveccüh gösteren o kadar milyon insanın zevki de « ilkel » oluyor.

Kendisini eleştirmen, uzman ya da otorite ilan eden-ettiren kişilerin bir başka türlü dayatması da, bir kişiyi ya da nesneyi kitleye zorla beğendirmeye çalışmaktır. Mesela, Orhan Pamuk adında bir yazarımız var. Bu yazarımızın yazdığı herhangi bir romanı okuyup bitiren kaç kişi vardır ülkemizde pek bilmem ama kendisi otorite ilan eden kişilere bakılırsa bu yazarın hala Nobel’e aday gösterilmemesi büyük haksızlık ! İyi de, bana göre, iyi yazar yazdıkları okunan kişidir ; yoksa başlanıp da ellinci sayfasına gelmeden bir kenara atılan roman yazan değil.. Ben Kemal Tahir’i çok severim, beğenirim ama bu « otorite »ler de Kemal Tahir’i yerden yere vurmak için ellerinden geleni yaparlar. Niye ?

Bir de sinemada aynı şey vardır. Kendilerine sinema yazarı ya da eleştirmeni diyen kişilere göre iyi film « sanat » filmidir. Bu sanatın ölçüsü, ölçütü nedir de herhangi bir filmin  « sanat » filmi olduğuna karar verilir bunu da pek anlamam. Eğer, bir film baştan sona izleyiciyi sıkıyor, izleyici filmde ne anlatılmak istendiğini anlamak için koltuğunda çile çekiyorsa ve bu filme de eleştirmenler ve çokbilmişler « sanat » filmi diyorlarsa, eh ben pek sanat filmi sevmiyorum demektir. Garip olan, eleştirmenlerin bu filmlere « iyi » damgası vurması, diğer filmlere « izlemeye değmez » şeklinde damga vurmasıdır. « Eşkiya », « Vizontele », « Komser Şekspir » filmleri için bazı eleştirmenlerin neler dediklerini görmediniz mi ? Onlara göre, boş koltuklara oynayan, sinema salonu bulamayan, ne demek istediğini de sadece kendilerinin bilebildiği filmler « iyi »dir, diğerleri « popülist », « sabun köpüğü » ya da « ticari »  filmlerdir..

İki sade vatandaş arasındaki beğeniler dile getirilirken farklı görüşlerin ortaya çıkması normaldir ama kitle iletişim araçlarında boy gösterip kamuoyunu etkileme misyonunu kendilerinde gören birtakım çokbilmişlerin kendi zevk, beğeni, çıkar ya da ideolojileri doğrultusunda insanlara birtakım dayatmalarda bulunması normal değildir.  Kendileri gibi düşünmeyen insanları hor görmek ya da cahillikle, kültürsüzlükle, eğitimsizlikle ya da başka şeylerle suçlamak, kınamak… işte asıl cahillik budur..

 

Adnan Şenel'in diğer yazıları: "Günü Yaşa"
Adnan Şenel'in diğer yazıları: Kemal Sunal, "aydınlar" ve halk!
Adnan Şenel'in diğer yazıları: Teori ve Pratik
Adnan Şenel'in diğer yazıları: Önce İnsan
Adnan Şenel'in diğer yazıları: Tek Tip Gençler
Adnan Şenel'in diğer yazıları: Ekonomik Krizin Beyinlere Yansıması
Adnan Şenel'in diğer yazıları:İnternet mi? Külliyen Yasak!

 KAPAK