|
Zevkler
ve renkler değişir derler. Her insanın beğenileri, zevkleri ve
tercihleri farklı farklıdır; böyle olması da gereklidir ve
normaldir. Her insanın zevklerinin aynı olduğunu düşünsenize.. Ne
garip olurdu..
Gerekli
ve normal olan bir başka şey de insanların tercihlerini, zevklerini
ve beğenilerini serbestçe dile getirmesidir. Bir kişinin diğer kişiye
« ben şunu çok beğenirim, şunu hiç sevmem »
demesi ne kadar normalse diğer kişinin de « senin beğenmediğini
ben beğeniyorum, sevdiğin şeyi ise hiç sevmem » demesi o ölçüde
normaldir. İnsanlar arasındaki ilişkide bu tür diyaloglar çok sık
görülür..
Normal
olmayan şey, bir kişinin beğenisine bir başkasının muhalefet
etmesi ve kınamasıdır. Kendi beğenisinin daha iyi olduğunu iddia
ve ısrar edip karşısındakinin beğenisi üzerinde tahakküm ve
baskı kurmaya çalışan kişilere rastlarız etrafımızda ve işte
bu davranış şekli anormaldir..
Başkalarının
zevkleri, beğenileri ve tercihleri üzerinde baskı mekanizması
kurup onları etkilemeye, yönlendirmeye ve değiştirmeye yönelik
dayatmalarda bulunmaya meraklı kişiler vardır ve genellikle bunlara
biz « eleştirmen » ya da «uzman » ya da « otorite »
filan deriz..
Bu
kişiler herhangi bir şeyi hangi ölçütlere ve değer yargılarına
göre değerlendirirler de « bak bu böyle böyledir, onun için
de şöyledir » şeklinde ahkam keserler ben buna pek akıl
erdiremem. Mesela, geçenlerde bir gazete okudum, müzik otoritesi
diye lanse edilen bir yaşlı zat Tarkan’ın müziğinin de sözlerinin
de ilkel olduğunu beyan etmiş. Bu müthiş tespiti neye göre yapmış
pek anlamadım ama anladığım bir şey varsa, milyonlarca hayranı,
dinleyeni olan, albümleri çok satan bu şarkıcın müziği, sözleri
ilkelse, o şarkıcıya teveccüh gösteren o kadar milyon insanın
zevki de « ilkel » oluyor.
Kendisini
eleştirmen, uzman ya da otorite ilan eden-ettiren kişilerin bir başka
türlü dayatması da, bir kişiyi ya da nesneyi kitleye zorla beğendirmeye
çalışmaktır. Mesela, Orhan Pamuk adında bir yazarımız var. Bu
yazarımızın yazdığı herhangi bir romanı okuyup bitiren kaç kişi
vardır ülkemizde pek bilmem ama kendisi otorite ilan eden kişilere
bakılırsa bu yazarın hala Nobel’e aday gösterilmemesi büyük
haksızlık ! İyi de, bana göre, iyi yazar yazdıkları okunan
kişidir ; yoksa başlanıp da ellinci sayfasına gelmeden bir
kenara atılan roman yazan değil.. Ben Kemal Tahir’i çok severim,
beğenirim ama bu « otorite »ler de Kemal Tahir’i yerden
yere vurmak için ellerinden geleni yaparlar. Niye ?
Bir
de sinemada aynı şey vardır. Kendilerine sinema yazarı ya da eleştirmeni
diyen kişilere göre iyi film « sanat » filmidir. Bu
sanatın ölçüsü, ölçütü nedir de herhangi bir filmin
« sanat » filmi olduğuna karar verilir bunu da pek
anlamam. Eğer, bir film baştan sona izleyiciyi sıkıyor, izleyici
filmde ne anlatılmak istendiğini anlamak için koltuğunda çile çekiyorsa
ve bu filme de eleştirmenler ve çokbilmişler « sanat »
filmi diyorlarsa, eh ben pek sanat filmi sevmiyorum demektir. Garip
olan, eleştirmenlerin bu filmlere « iyi » damgası vurması,
diğer filmlere « izlemeye değmez » şeklinde damga
vurmasıdır. « Eşkiya », « Vizontele »,
« Komser Şekspir » filmleri için bazı eleştirmenlerin
neler dediklerini görmediniz mi ? Onlara göre, boş koltuklara
oynayan, sinema salonu bulamayan, ne demek istediğini de sadece
kendilerinin bilebildiği filmler « iyi »dir, diğerleri
« popülist », « sabun köpüğü » ya da
« ticari » filmlerdir..
İki
sade vatandaş arasındaki beğeniler dile getirilirken farklı görüşlerin
ortaya çıkması normaldir ama kitle iletişim araçlarında boy gösterip
kamuoyunu etkileme misyonunu kendilerinde gören birtakım çokbilmişlerin
kendi zevk, beğeni, çıkar ya da ideolojileri doğrultusunda
insanlara birtakım dayatmalarda bulunması normal değildir.
Kendileri gibi düşünmeyen insanları hor görmek ya da
cahillikle, kültürsüzlükle, eğitimsizlikle ya da başka şeylerle
suçlamak, kınamak… işte asıl cahillik budur..
- Adnan Şenel'in diğer yazıları: "Günü
Yaşa"
- Adnan Şenel'in diğer yazıları:
Kemal Sunal, "aydınlar" ve halk!
- Adnan Şenel'in diğer yazıları:
Teori ve Pratik
- Adnan Şenel'in diğer yazıları:
Önce İnsan
- Adnan Şenel'in diğer yazıları:
Tek Tip Gençler
- Adnan Şenel'in diğer yazıları:
Ekonomik
Krizin Beyinlere Yansıması
- Adnan Şenel'in diğer yazıları:İnternet
mi? Külliyen Yasak!
|