Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

 

sinyal1.gif (2171 bytes)

Adnan Şenel

İnsanların Beyni Yıkanabilir mi?


İnsanların beyni yıkanabilir mi? Evet yıkanır. Bu “evet” cevabı, bir patologun şüpheli ölüm üzerine ve belki de tozlanmış veya lekelenmiş bir beyni musluğun altında suya tutması şeklinde algılanmamalıdır tabii.. Buradaki beyin yıkama, bir kişinin beynine girip (bu girme kelimesi de mecazi ve meslekidir), o kişinin hafızasını silme, yerine başka-suni hafızalar yerleştirme ameliyesidir..
 
En çarpıcı ve fazla örneğini, Kore Savaşı esnasında Çinlilerin “düşman” askerlere uyguladığı biçimde gördüğümüz bu beyin yıkama ameliyesi hiç şüpheniz olmasın ki iyiniyetle filan yapılmıyor (ki böyle olsa bile burada “cehenneme giden yollar iyiniyet taşlarıyla döşelidir” sözü devreye sokulabilir), aksine kişinin, sinsi emeller doğrultusunda şartlandırılması ve yönlendirilmesi amaçlanıyor.. Örnek: Diyelim ki düşman askerini yakaladınız. Öldürmüyor ve beynini yıkıyorsunuz. Onun beynine, uğruna savaştığı ülkenin aslında kötü ve emperyalist olduğu “fikrini” yerleştiriyorsunuz. Beyni yıkanan kurban da ülkesine geri döndüğünde ülkesine karşı kötü düşünceler besliyor ve gerekirse beynine yerleştirilen “teçhizat” gereği, ülkesindeki hassas noktalara sabotajlar düzenliyor..
 
Yıllar önce seyretmiştim, başrollerinde Charles Bronson ve eşi Jill Ireland’ın oynadığı “Telefon” adlı filmde benzer bir konu işleniyordu. Küçük yaşlarda SSCB’de beyinleri yıkanan insanlar Amerika’ya gönderiliyor; bunlara burada büyüyorlar, tipik birer Amerikan vatandaşları gibi yaşıyorlar. Ve günün birinde bunlara telefon geliyor; telefonda kendilerine bir kelime söyleniyor ve bunu duyduktan hemen sona bu kişiler birer robot gibi ellerine bombaları alıp önemli tesislere sabotajlar düzenliyorlar. Bu, klasik bir beyin yıkama örneği ve taktiğidir. İşin içinde tabii ki hipnoz da vardır. Tetikleyici bir kelime bu insanların beynine yerleştirilir ve bunu duyduğu anda neler yapacağı da beyine işlenir. Kelimeyi duyan insan, tıpkı kendisine emir verilen robot gibi, kendisinden istenilen şeyi yapar..
 
Bilincin ya da belleğin bir bölümünün kapatılması, diğer bölümünün aktif hale getirilmesi mantığına dayalı beyin yıkamanın farklı ama çarpıcı örneklerinden birini de son okuduğum Dean Koontz’un kitabında gördüm. “Yanlış Hafıza” adlı kitapta, kötüniyetli bir psikiyatr, kendisine gelen kişileri kendi geliştirdiği bir yöntemle “programlıyor”. Bunu yaparken haiku adı verilen kısa Japon şiirlerini kullanıyor. Tetikleyici kelime de, romanlardaki kahramanların isimleri oluyor. Mesela, programladığı bir kişiye ulaşmak (yani beynine girmek) istediğinde, bir kahramanın ismini söylüyor. Bu ismi duyan kişi hemen “dinleme” moduna geçiyor ve psikiyatrın kendisine söylediği her şeyi yapıyor.. İlginç değil mi?

Şimdi bunlardan yola çıkarak soralım: Acaba etrafımızda beyni yıkanmış insanlar olabilir mi? Bu insanlar, günün birinde kendilerine söylenecek bir kelimeyle “robot” haline gelip, hiç de kendisinden beklenmeyecek davranış örüntüleri sergileyebilir mi? Mesela, içimizden herhangi biri, vaktinde bir “düşman” ülkede doğup da bu ülkeye beyni yıkanmış birer potansiyel sabotajcı olarak konuşlandırılmış olabilir mi? Ya da, bu Dean Kontz denilen yazar (ki kitaplarını ben çok severim, hele hele Nöbet adlı romanı muhteşemdir) bu son kitabında öyle bir yöntem kullanmış olup da kitabının arasına sıkıştırdığı kelime oyunlarıyla bizim beynimizi yıkamış, bundan önce ve sonra çıkmış veya çıkacak bütün kitaplarını alıp okumamızı beynimize şartlamış olabilir mi? Hatta Gridergi’de bu konuyla ilgili bir yazı yazmamı ve böylece kitabının adının reklamını yapmamı sağlamış olabilir mi?  Kısacası, kendi adıma, benim beynim yıkanmış olabilir mi? Bu soruya “hayır” dersem, ki emin değilim, “zaten beyin yıkaması için önce bir beyin gerekli” cevabıyla karşılaşabilirim. Eğer “evet” dersem, bu da en azından bir “beyin” sahibi olduğum anlamına gelir..
 
Sonuç: Beyin yıkama için illaki profesyonel uzmanlar ve teknikler gerekli değildir. Geçmişte de gördük, şimdi de görüyoruz ki, normal şartlarda ve hiçbir yöntem kullanmaksızın da birçok insanın beyni yıkanabiliyor. Konuşmalarından, reflekslerinden, tepkilerinden bunu anlamak gayet kolaydır. Hatta, biraz cesur olup kendinizi de bir kontrol edin; bazı konularda sizin de beyniniz bir şekilde yıkanmış olabilir mi?
 
Önemli Not: Günümüz Türkiye’sinin önde gelen beyin yıkama uzmanlarından biri olarak Reha Muhtar, tarafımdan bu payeye layık görülmüştür. Zat-ı muhteremin tetikleyici kelimesi de şudur: “… her nerede yaşanıyor ve yaşatılıyorsan…”

 

Adnan Şenel'in diğer yazıları: "Günü Yaşa"
Adnan Şenel'in diğer yazıları: Kemal Sunal, "aydınlar" ve halk!
Adnan Şenel'in diğer yazıları: Teori ve Pratik
Adnan Şenel'in diğer yazıları: Önce İnsan
Adnan Şenel'in diğer yazıları: Tek Tip Gençler
Adnan Şenel'in diğer yazıları: Ekonomik Krizin Beyinlere Yansıması
Adnan Şenel'in diğer yazıları:İnternet mi? Külliyen Yasak!
Adnan Şenel'in diğer yazıları:Zevkler ve Renkler
Adnan Şenel'in diğer yazıları:Ünlülerin Son Sözleri
Adnan Şenel'in diğer yazıları:Küçük Prens'i Hala Okumadınız mı?
Adnan Şenel'in diğer yazıları:Sanat "para kazanmak" içindir

 KAPAK