NAZAR
Gece, Leyla’yı ayın ondördü
Koyda, tenhada yıkanırken gördü.
“Kız, vücudun ne güzel
böyle açık!
Kız, yakından göreyim sahile çık!”
Bakındı etrafına ürkek
ürkek
Dedi: “Tenhada bu ses ne olsa gerek?”
“Kız, vücudun sarı güller
gibi ter!
Çık sudan, kendini üryan göster!”
Aranırken ayın ölgün
sesini
Soğuk ay, öptü beyaz ensesini
Sardı her uzvunu bir ince
sızı
Bu öpüş gül gibi soldurdu kızı
Soldu, günden güne sessiz
soldu
Dediler hep: “Kıza bir hal oldu!”
Ta, içinden geliyor hıçkırığı
Kalbinin vardı derin bir kırığı
Yattı, bir ses duyuyormuş
gibi lâl
Sustu aylarca devam etti bu hâl
Sindi simasına akşamın hüznü
Böyle yatakta görenler yüzünü
Avuturlarken uzun sözlerle
O, susup baktı derin gözlerle
Evi rüzgâr gibi bir sır
gezdi
Herkes endişeli bir şey sezdi
Bir sabah söyledi son
sözlerini
Yumdu dünyaya elâ gözleri
Koptu evden acı bir vaveyla
Odalar inledi: “Leylâ, Leylâ !”
Geldi köy kızları, el
bağladılar
Diz çöküp ağladılar, ağladılar!
Nice günler bu şeametli
ölüm
Oldu herkese gizli bir düğüm
Nice
günler bakarken dalgalara
Dediler : “Uğradı Leyla, nazara”.
Yahya Kemâl
Beyatlı |