Şizofreni Türkiye'nin ve dünya gündeminin tepesine Oscar adayı
"Akıl Oyunları" filmiyle yerleşti. Türkiye'de kayıtlı 600 bin, dünyada
ise yaklaşık 60 milyon şizofreni hastası var. Türkiye'deki Şizofreni
Dostları Derneği duruma dikkat çekmek için bu haftasonu çeşitli
etkinlikler düzenledi. Bütün şizofrenler birbirine benzer mi? Tedavisi
ne kadar mümkün ve nerede?
Uykuyla uyanıklık arasında
İlk nöbeti 16 yaşındayken gelmiş Orhan Üsküner'in. "Uyku ile
uyanıklık arasında oluyordu. Elim ayağım kilitleniyordu, hareket etmek
istiyordum, edemiyordum. Müthiş bir korku duyuyordum. 99 depremini
hepimiz yaşadık. Benim yaşadığım o korku, 10 bin tane depreme bedel"
diye başlıyor anlatmaya.
"Neden korktuğumu bilmiyordum. Zifiri bir karanlığın içinde
oluyordum. Nazileri, genaralleri, orduları görürdüm. İnsanlık tarihi
gözümün önünden geçiyordu. Sürekli savaşların içindeydim. Anne ve
babama söyledim korktuğumu, bana besmele çekip yat dediler. Geçmedi,
sonra bir arkadaşıma söyledim, iki duble iç yat dedi. O korkunun
geleceğini hissettiğim zaman bir iki bira içerdim, o cesaret verirdi,
uyurdum." Sonraları o da yetmemiş. "İlaçları kestiğim dönemde
üç sene evden dışarı çıkamadım. Haftada bir kitap tezgahımın kirasını
almaya giderdim. Kirayı alır, eve kapanırdım. Dışarıdan korkuyordum.
Araba gürültüsünden çok rahatsız oluyordum. Kendimi sağır etmeyi bile
düşünmüştüm. O motor sesi çok rahatsız ediciydi, meğerse onlar
sanıymış. İlaçları düzenli kullanınca geçti. Fatih'te oturuyorum, 10
sene kadar Fatih'in dışına çıkmamıştım". Daha kötüsü de var.
"Ağır dönemlerimde bir kedi ve bir ifrit vardı. Kaplan gibi siyah,
kediye benziyordu, gözleri filan simsiyah, beni korkutuyordu. Kedi
zararsızdı, senin en iyi arkadaşın benim diyordu, ben de ona ben de
senin. Bir arkadaşıma anlattım, cin dedi bana. İnancım yoktu, sonra
dönüş yaptım. Din ruh sağlığının sigortası. Sabahları evden çıkıyorum,
ezberlediğim duaları okuyarak dolaşıyorum, rahatlıyorum. Arada bir
gelirlerdi, hâlâ geliyorlar. Bizim zekamızda bir sorun yok. Beynin
kimyası bozuk. O da oyun oynuyor, bunlar çıkıyor, bunların
bilincindeyim. Kabul ediyorum, dalga da geçiyorum onlarla". Orhan
Üsküner şimdi 44 yaşında, şizofreni hastası, ikinci el kitap satarak
geçiniyor. 30 yaşından beri ilaçla tedavi oluyor. 5 sene öncesine
kadar günde 20 tane hap alıyordu. Şimdi yalnızca iki. Çünkü 95
yılından beri remisyonda. Yani iyi olma halinde.
İhsan Erdoğan, 33 yaşında, Milli Piyango seyyar bayii. Sakarya
Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünde okurken tanısı konulmuş.
88'den beri şizofren. "Banyodayken sanki üzerime bir şeyler geldi.
Kendimi kötü hissetmeye başladım, ilaç içtim, intihar etmek için" diye
başlıyor hikâyesi. 14 yıldır bir sürü hastanede tonla tedavi gördü ve
hâlâ devam ediyor. İki sene de bir hastaneye yatmak zorunda kaldığını
söylüyor. Atak dönemlerinde. "Şu anda bile yaşıyorum. Hastaneye
yattığım dönemlerde korkunçtu, insanlarla konuşmadan anlaşıyordum. Bu
hâlâ var. Her insanla anlaşıyordum düşünce yoluyla. Düşüncelerimi
okuyorlar. Gerçek yani. Ben müdahale ediyorum beyinsel olarak ve benim
dediklerim oluyor. Şimdi azaldı, hastane döneminde çok çok yukarı
çıkmıştı. Haziran'da yatmıştım, o zaman herkes okuyordu benim
düşüncelerimi. Telefon diyorlar ya, açtılar sonuna kadar telefonu
bana. Ve herkesle konuşuyordum konuşmadan, düşünce yoluyla iletişim
kuruyordum. Şu anda az. Ben diyazem kullanırken, acilde, uç notlara
kadar çıktım, iletişim arttı. Uğultular yok bende". Artık zaman
zaman bunların gerçek olmadığını da düşünüyor. Hayatına devam etmeye
çalışıyor, ilaçları, eşi ve bir yaşındaki kızıyla. "Hayatı
zorlaştırmıyor, oyun gibi, her zaman herkesle konuşmuyorum, istediğim
zaman bırakıyorum" diyor ve devam ediyor. "Gerçi bana yasakladılar
onları ama benim daha farklı düşüncelerim var. Türkiye'yi ben bir
haftada kurtarırım. Söyledim doktora bunu, ilacın dozajını yükseltti.
Ama inanıyorum, ben yapabilirim".
Şizofreni nedir?
İhsan Erdoğan ve Orhan Üsküner, Şizofreni Dostları Derneği'nin 400
üyesinden, Türkiye'deki kayıtlı 600 bin ve dünyadaki 60 milyon
şizofrenden yalnızca ikisi. 1996 yılında kurulan derneğe ikisi de son
bir yıldır üye. Hastalıklarından utanmıyorlar. Şeker, kalp, tansiyon
nasılsa, şizofreni de bir hastalık. Orhan Üsküner'in deyimiyle
"Beynin kimyası ile ilgili bir şey. İnsanın beyninin ona oyunu".
Tıbbi tanımı ise "beyindeki yapısal değişikliklerin ve beyindeki
kimyasal maddelerin rolü ile kalıtımsal nedenlerle oluşan bir beyin
hastalığı". Sonuç olarak kişinin sağlıklı düşünme, hissetme ve
davranma yeteneğinde gerilemeye yol açıyor. Genellikle 16-25 yaş
arasında başlıyor. İlaçlar ve etkili tedavi ile düzelme mümkün. Her
yüz kişiden birinde görülüyor. İ.Ü. Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim
Dalı'ndan Prof. Dr. Alp Üçok'un verilerine göre de tedavi ile
hastaların dörtte biri normal yaşama dönecek şekilde, dörtte biri
birtakım kayıplar yaşamakla birlikte orta derecede iyileşme
gösteriyor. Yüzde 40-60 ise kendi bakımını zorlaştıracak kadar işlev
kaybına uğruyor. Belirtilerine gelince. En önemlisi düşüncede
bozukluk. Takip edildiğine, çevresindekilerin kendisine kötülük yapmak
istediklerine, özel güçleri olduğuna, düşüncelerinin okunduğuna
inanmak gibi hezeyanları oluyor. Halüsinasyonlar, içe kapanıklık,
isteksizlik, arkadaş çevresinden uzaklaşma, kendine bakımda zorlanma,
dikkat dağınıklığı ve iş başarısında gerileme ise haberci belirtileri.
Öte yandan önyargılar da var. Şizofrenlerin tedavisi olmadığı,
tehlikeli ve saldırgan olduğu, hastaların çalışamadığı gibi düşünceler
tamamen önyargı. "Saldırgan değiliz biz. Bir futbol maçına gidin.
Elinde döner bıçağı olan bir sürü insan vardır, onların içinde bir
şizofreni hastasına rastlayamazsın" diyerek bunun altını çiziyor
Üsküner.
Derneği
Şizofreni Dostları Derneği, 1996 yılında kuruldu. Hasta ve yakınlarına
uzmanlar tarafından terapiler ve bilgilendirme yapılıyor. Yalnızca
bunlar değil tabii. Cumartesi günü bir basın toplantısı düzenlediler
ve 2. Şizofreni Yürüşüyüşü'nü de yaptılar. Derneğin başkaca resim,
müzik, el işleri gibi bir sürü etkinlikleri var. Dernek İkinci Başkanı
Aysel Doğan da bir şizofren annesi. İki yıldır dernekte. Oğlu da.
"Benim oğlum 18 yaşında uyudu, 30 yaşında uyandı. O kadar zaman içinde
dünyayı bir pencereden gördü. Nasıl bir acı, nasıl bir cehemnem! Ben
diğer çocuklarıma annelik edemedim". Oğlu ile dokuz sene hastanede
yaşamış. "Şok tedavisi için ben oğlumu kendi ellerimle bağladım"
diyor. Şizofreninin çok ihmal edilen bir hastalık olduğunu da
vurguluyor. Oğlu hastalandıktan sonra etrafındaki herkes gitmiş. Ama
dernek herkese iyi gelmiş. Hem bizim gibi daha birçok insan var diyen
hastalara hem de ailelerine. "Bu hastalıkta sevgi ve sabır şart.
2000'den beri derneğe devam eden hastaların hastaneye yatışları
azaldı" diye anlatıyor. Ama durum o kadar da parlak değil. Bir ay
önce derneğin merkezi soyulmuş, her şeyleri gitmiş. Tekrar almak için
çok da paraları yok. Tabii tek problem bu değil.
Hastalar desteklenmeli
Yapmak istedikleri ama maddi imkanları olmadığı için yapamadıkları o
kadar çok şey var ki. Mesela en başta Belediye'nin verdiği ücretsiz
seyahat kartlarının kaldırılması sorunu var ki bunu çok önemsiyorlar.
Çünkü çoğu işsiz olan hastalar için derneğe gelmek bile ciddi maddi
sorun. Sonra yatak sayısı yeterli olmadığı için hastalar gerektiği
zamanda ve gerektiği kadar hastanelerde kalamıyor. Bu yüzden gündüz
hastanelerinin yapılmasını istiyorlar. Hem orada atölyeler kurup bir
şeyler üretmeyi de istiyorlar. Yurtdışında örnekleri var. Alman
Hükümeti şizofreni hastasına aylık 2500 mark veriyor, Türkiye hükümeti
ise eğer raporu varsa üç ayda 60 milyon lira. Üstelik kimsesi olmayan
hastalar da var. Hastaların aylık ilaç masrafları zaman zaman 1
milyarı buluyor. Raporu olanlar ya da sosyal güvencesi olanlar bir
nebze rahat. Fakat Üsküner gibi hiçbir güvencesi olmayanlar da çok.
Gene de iyimserler. Bakın Üsküner ne diyor. "Resim çalışmalarına,
terapilere katılıyorum. Kendime güven kazandım, insanlara daha yakın
hissediyorum. Burası iyi".
Başvurulacak kurumlar:
İ.Ü. Tıp. Fak. Psikiyatri Kliniği:
0212 - 534 00 00 / 13 28
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi:
0212 - 543 65 65 / 393
M.Ü. Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği:
0216 - 325 06 12
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği:
0212 - 588 48 00 / 20 04
Şizofreni Dostları Derneği:
0212 - 256 36 61
|