Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

 

PSİKOLOJi

Hipnoz: "Gözlerime bak... "


Zaman zaman televizyonların ana haber bültenlerinde "bilmem kim, şu kadar kişiyi aynı anda uyuttu" türünde haberlere rastlarız. Kalabalık bir salonda, bir hipnotizör'ün, o salonda bulunan insanların büyük bir kısmını aynı anda uyuttuğu görüntüleriyle karşılaşırız. Başları bir yana düşmüş mışıl mışıl uyuyan insanlar arasında, uyumayan ve etrafına şaşkın şaşkın bakan insanları da görürüz..

Sonra muhabir, bu uyuyan ve uyamayan insanlarla ayaküstü bir röportaj yapar; "neler hissettiniz, nasıl uyudunuz, böyle bir şey olacağına inanıyor muydunuz? şeklinde sorular sorar.. Hitnotize olan kişiler genellikle aynı cevabı verir: "Daha önce böyle bir şeye inanmıyordum ama ben de uyudum; ilginç bir şey.."  Uyumayan kişinin de cevabı hemen hemen aynıdır: "Beni etkilemedi.. ben kendimi kontrol ettim.."

Aranızda bir şekilde "Hülya Avşar Şov"u izleyenler vardır; orada yabancı bir hipnotizör var; konuklar arasından gönüllü seçtiği gençleri hipnotize ediyor ve bu gençler aldıkları telkin doğrultusunda sahnede bir nevi tiyatro oynuyorlar.. Bu şovu seyreden vatandaşların kafalarında hep aynı düşünce: "Ya böyle şey olmaz, bu kadar da olmaz, bunlar rol yapıyor; yazılmış bir senaryoyu oynuyorlar!"...

Oysa, dikkatli bir gözle bakıldığında, o gençlerin, ellerine yazılı bir senaryo verilse bile, o denli başarılı rol yapamayacakları görülebilir. Davranışları, sözleri ve tepkileri öylesine doğal ve doğaçlamadır ki, günlerce provası yapılsa bile, o sahnede aynı oranda rol yapmalarının imkansız olduğu anlaşılır.

İnsanları şaşırtan aslında o gençlerin sergiledikleri "oyun" değildir; bu oyunu oynayabilecek şekilde nasıl "hipnotize" olduklarıdır. Kendilerine verilen telkinle, olmadık davranışlar ve farklı kişilikler içine giren o gençlerin kendileri de, daha sonra yaptıklarını seyrettiklerinde şaşırıp kalmaktadırlar ve hipnoz altında neler hissettiklerini ve yaptıklarını da hatırlamadıklarını belirtiyorlar...

Soruyu tekrar soralım: Gerçekten böyle bir şey olabilir mi? Cevap: Evet, gerçekten de böyle bir şey olabilir.. Hipnoz, kişinin bilincinin yerinde olduğu, uykuya benzer bir gevşeme halidir. Her şeyin farkındadır ama kendi kendine hareket edemez. Bilinci yerinde olmakla birlikte bu bilincin direnci fazla değildir ve dış etkenin (kendisini hipnotize eden kişinin) telkinlerine açık hale gelir. Hipnoz sonuçta "gönüllülük" temeline dayandığı için, hipnotize edilmeyi kabul eden kişi, genelde bu telkinleri yerine getirmeye eğilimli olur. Burada şu da belirtilmelidir ki, hipnoz altında da olsa, bir insan yapmak istemediğini yapmaz..(Örnek: Bir hipnotizör, uyuttuğu bir kişiye, çıkıp bahçedeki çiçeği koparıp kendisine getirmesini ister, kişi bahçeye kadar gider ama çiceği bir türlü koparamaz. Uyanıklık sonrasında kişiye niçin çiçeği kopartmadığı sorulduğunda, hayatı boyunca hiç çiçek kopartmadığını söyler).

Hipnoz, günümüzde bazı ruhsal hastalıkların ve kötü alışkanlıkların giderilmesinde, hatta diş hekimliğinde kullanılmaktadır. Hipnoz yoluyla elde edilen başarı oranı yüksektir. Ameliyatlardan tutun da, çocukların ders çalışmasını ve kolay öğrenmesini sağlamaya kadar, her alanda hipnoz artık daha sık kullanılır hale gelmiştir.

HİPNOZ'a ait sözlük tanımlamaları şöyle:

Hipnoanaliz: Hastanın, terapötik seansta önce uyuşturularak uykulu hale getirildiği psikoterapi çeşidi. Bu tarz bir tedavinin mantığı, hastanın uykulu durumunun, DİRENCİ azalttığı ve terapistin YORUMLAMALAR ve telkinlere daha yatkın hale getirdiği varsayımına dayanır.

Hipnoid: Uyku-benzeri.

Hipnopompik: UYKU'dan uyanırkenki ağırlık basmış durumu ve bu dönemdeki VARSANILAR gibi deneyimleri niteler.

Hipnotizm: Bir kişiyi, uyanık olduğu, ancak eleştirel melekesinin zayıfladığı, ve "hipnotik eğindirim'e yatkın kılındığı bir TRANS durumuna sokma süreci.

***

Hipnoz..

Hipnoz "uyanık uyku" demektir..

İnsanların isteği dışında yönlendirmeler sadece filmlerde olur.. Kişiye istemediği şeyleri yaptıramazsınız..

Hipnoz sırasında kişinin bilinci yerindedir..

Hastanın telkinlere ne kadar yatkın olduğunu bulmak önemlidir.

Hipnozu gerçekleştirecek kişinin telkin gücü olmalıdır; güçlü kişilik gerekir. Sadece bunun eğitimi almak hipnoz için yeterli değildir.

En çok çocuklar hipnoza yatkındır. Yetişkinlerin dörtte biri hipnotize edilemez.

ve..

Hipnoz; "Gözlerime bak. Şimdi söylediklerimi aynen yapmaya  başlayacaksın" türünden basit bir işlem değildir...

KAPAK PSiKOLOJi