Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

 

PSİKOLOJi

Engellenme, Çatışma ve Çatışma Türleri

Berkay Şit   


Sağlık; bedence, ruhça ve toplumsal yönden iyilik halidir. Sağlıklı kimse sorunlarını gerçekçi bir gözle gören, bunları çözerken içinde yaşadığı toplumun değer yargılarını göz önünde bulunduran kimsedir. Ancak böyle biri asla, gerginlikten tümüyle uzak, sorunsuz bir kişi demek değildir.

Normal insanın da pek çok sorunu olabilir. Çünkü onun da çeşitli ihtiyaçları, arzuları vardır. İhtiyaçların giderilmesi, arzuların doyurulmaması gerilimlere, üzüntülere ve kaygılara neden olur. Sözgelimi, hemen hepimiz başarılı olmak, beğenilmek, arzu ve isteklerimizi başkalarına kabul ettirmek isteriz. Ama her zaman başarılı olamayız. Sevdiğimiz kimse bizi beğenmeyebilir; isteklerimiz reddedilebilir. Böyle bir durumda amaca ulaşamayız. Çünkü tüm arzumuza rağmen, karşımızda giderilemeyen ya da aşılamayan birtakım engeller çıkmıştır. İşte, bir amacın gerçekleşmesi için bireyin yöneldiği doğrultuda bir engelin bulunması nedeniyle gerilimin giderilemeyip boşalım ve doyumun olmamsı durumuna “engellenme” denir. Çoğu kere gerilim, engel kalkıncaya yada o ihtiyacın yerini başka bir şekilde dolduramayıncaya kadar sürer.

Engellenme durumunda bireyin doyurulma ihtiyacı devam edeceğinden, ihtiyacın neden olduğu gerilim sürer. İstenmeyen ve hoş olmayan bu durum “düş kırıklığı”na yol açar. Düş kırıklığına uğrayan birey ya istediğinden vazgeçer ya da bu duruma neden olan etkenleri ortadan kaldırmaya yönelir.

Engelleme doğuram etkenler iki grupta toplanabilir:

a)      Dıştan gelen etkenler, doğal ya da toplumsal çevrede bulunan engelleyici etkenlerdir. Piknik yapacağımız gün sağanak yağmur yağışı doğal engele; miting nedeniyle trafiğin tıkanması sonucu, konseri kaçırma olasılığı ile karşılaşma, toplumsal engele örnektir.

b)     B) İçten gelen etkenler ise, bireyin kendi içinde bulunan fiziksel yada ruhsal etkenlerdir. Hastalık fiziksel etkenlere, suçluluk duygusu ruhsal etkenlere örnek olabilir. Ruhsal etkenler oldukça önemli gerginlik oluşturabilirler. Bunlardan en önemlisi “çatışma”dır. Çatışma; bir organizmanın iki farklı istek, duygu, düşünce ve olasılık karşısında kaldığında bunlardan birini seçememesi durumudur.

Bazen kişi iki şeyden birini seçmek yada istemediği bir şeyi yapmak zorunda kalır. Bu da , kararsızlık, psikolojik çatışma, pişmanlık gibi duyguların ortaya çıkmasına neden olur. Kişi huzursuzlaşır, saldırganlaşır yada sorunu düş kurarak çözmeye yönelir. Kişide kararsızlık gibi ciddi bir soruna neden olan çatışmaları üç şekilde anlatalım:

A – Yaklaşma – Yaklaşma: İstenilen iki yada daha fazla şeyden birini seçme gücü gösterilemeyen durumlarda bu çatışma söz konusudur. Yaklaşma yaklaşma çatışmasında her iki amaç da olumludur, ancak ikisini aynı anda gerçekleştirmek olanaksızdır. Bu tür çatışmalara, günlük yaşamda çok rastlanır. Sözgelimi hem konservatuara hem de iyi bir üniversite bölümüne girmeye hak kazanmış bir öğrenci bu çatışmayla karşı karşıyadır. Bu tür çatışmalarda durumlardan birini seçmedikçe gerilimden kurtulmak mümkün değildir. Böyle bir durumda en doğru kararı kişinin kendisi alabilir. Bu sebepten verdiği karar yanlış ise daha sonra pişman olmaz.

B – Yaklaşma – Kaçınma: burada biri yaklaşmak, diğeri uzaklaşmak istediğimiz iki durumun yarattığı çatışma söz konusudur. Bu durumda kişi, karşıt duyguların etkisi altındadır. Örneğin, hem üşütmüş, hem arkadaşlarıyla birlikte denize girmek isteyen genç bu durumdadır. Denize girmenin vereceği zevk ile hastalığının artması olasılığı arasında seçme yapma durumundadır.

C – Yaklaşma – Kaçınma: Burada iki yada daha çok olumsuz durum y da nesne karşısında kalma söz konusudur. Birey istemediklerinden birini seçmekle karşı karşıyadır. Hem diş hekiminden çok korkan hemde de dişi çok ağrıyan çocuk bu tür bir çatışma içindedir. “ölümlerden ölüm beğen” ve “yukarı tükürsen bıyık aşağı tükürsen sakal” bu tür çatışmayı en güzel anlatan deyimlerdir J

         İnsanlar için engelleme ve çatışmalardan kurtulmak olanaksızdır. Ancak bireylerin düş kırıklığı ve çatışmalar karşısındaki davranışı birbirinden farklıdır. Bazı kişiler böle bir durumda “yıkılır”;bazıları ise “katlanma gücü” fazladır. Bazı kimsede “düş kırıklığı hoşgörüsü” vardır. Kendilerinde böyle bir hoşgörü bulunmayanlar ise, düş kırıkları karşısında olumsuz davranışlarda bulunur. Bu davranışlar onları, amaçlarına yaklaştıracak yerde, büsbütün uzaklaştırır.

KAPAK PSiKOLOJi