Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

 

sinyal1.gif (2171 bytes)
PORTRE

YAHYA KEMAL BEYATLI


Yahya Kemal Beyatlı 2 Aralık 1884 tarihinde doğdu. Selanik ve İstanbul Vefa İdadilerini bitirdikten sonra Paris'e giderek Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne girdi. Gençlik yıllarını (1903-1912) bu kentte geçiren şair, yurda dönünce Darulfunun öğretim kadrosuna atandı. Çeşitli illerden milletvekili seçildi. Ortaelçilik ve büyükelçilik gibi görevler üstlenerek, Turkiye'yi yurt dışında temsil etti.  

İlkögretimini Üsküp'te yaptı, Selanik'te başladığı ortaögretimini 1902'de geldiği İstanbul'da Vefa Lisesinde tamamladı. Paris'e giderek (1903) bir yıl bir kolejde fransızcasını ilerlettikten sonra Siyasal Bilgiler Fakültesine girdi.

Dokuz yıl kaldığı Paris'ten döndükten (1912) sonra İstanbul'da üniversite'de çeşitli dersler okuttu (1915-1923), Urfa milletvekili oldu; (1923); Varsova(1926), Madrid(1929) Ortaelçiliklerine atandı, Tekirdağ(1935-1942) ve İstanbul (1943-1946) milletvekilliklerinde bulundu. Büyükelçi olarak Pakistan'a gitti (1948), bir yıl sonra emekliye ayrılarak yurda döndü(1949).

 Birinci Dünya Savaşı yıllarından başlayarak 40 yılı aşan bir süre boyunca eserleri ve düşünceleriyle Türk sanatını kuvvetle etkiledi. Yahya Kemal, Tanzimat ve Serveti Fünun şairlerinin Batı'yı geniş ölçüde taklit edişini, yüzeydeki örneklere bağlı kalışını eleştiriyor, divan şiiri ile halk şiirinin ise bütünlükten yoksun olduğunu, çağdaş zevke seslenemediğini ileri sürüyordu.

Fransız sembolistlerinin "öz şiir" anlayışı onda şiirini bütün fazlalıklarından arıtma, düzyazıdan uzaklaştırma eğilimi yarattı. Böylece, belli manzumlara bağlanan ve bütünlükten uzak kalan divan şiirinin bu eksiklerini tamamlamaya çalışan ürünler verdi. Paris'teki öğrenimi sırasında aldığı derslerin etkisinde kalarak Türk tarihini yeni bir açıdan değerlendirdi. Anadolu Türklüğünü, Anadolu toprağının 1071'den başlayan bir tarih süreci içinde yarattığını ileri sürerken bu tarihin parlak dönemlerini divan edebiyatına ait şiir biçimleri içinde dile getirdi. Bir yandan Lale Devri'nin eğlence ve neşe havasını, bir yandan din ve tasavvuf şiirinin izlerini şiirlerine aktardı. Divan şiirinden gelen etkilerle yazdığı şiirleri, ölümünden sonra eski şiirin Rüzgarıyla (1962) adlı kitapta derlendi. Yine ölümünden sonra şiirleri Kendi Gök Kubbemiz adlı kitapta toplanmıştır.

Başarılı bir nesir yazarı da olan Yahya Kemal'in kendi edebiyat anlayışını, Türk sanatı, Türk tarihi, vatan ve milliyetçilik konularındaki görüşlerini dile getiren yazıları yayımlanmıştır. Yahya Kemal işgal altındaki İstanbul'da Kurtuluş Savaşı'nı destekleyen etkileyici yazılar kaleme almıştı. Bunları toplayan eseri (Eğil Dağlar, 1966) ve kendi çağının Ziya Gökalp, Yakup Kadri, Ali Kemal v.b. gibi sanat ve politika adamlarına ait portreleri (Siyasi ve Edebi Portreler, 1968) dikkati çeken nesir kitaplarındandır. Yahya Kemal'in şiiri İkinci Dünya Savaşı yıllarında günlük yaşayışa ve gerçekçi temele dayanan yeni şiir anlayışı karşısında eleştirilere uğramış; toplum sorunlarından uzak kalması en önemli eksiklerinden biri sayılmıştır. Yahya Kemal Beyatlı 1 Kasım 1958’de İstanbul’da vefat etti.

 

Şiirleri ve Kitapları: Klasik divan şiirimizi Batı şiirindeki bütünlük anlayışıyla ele aldı. Avrupa dönüşü Yeni Mecmua'da baslığıyla yayımladığı gazel ve sarkılarla tanındı (1918). Bu neoklasik şiirler, onun çıkış noktasının Osmanlı tarih ve şiiri olduğunu gösterdiği gibi, sonradan yeni şekiller ve sade dille yazdıklarında da şairin genel olarak Osmanlı medeniyet ve kültürüne bağlı kaldığı görülür. Onda tarih, vatan, millet ve İstanbul sevgisi, hep bu açıdan işlenir. Duygu, düşünce ve hayali ustalıkla kaynaştıran şair pek çoğuna hikaye karakteri verdiği lirik-epik şairlerinin konularını aşk, tabiat, deniz, ölüm ve sonsuzluktan da alır. İç ahengi her şeyden üstün tutuşu şiiri kabul edişi; şiiri bir yana bütün şiirlerini, bu ahengin sağlanmasına daha elverişli gördüğü, aruzla yazmasına sebep oldu. Şiirlerini, makale ve hikayelerini saglığında kitaplarda toplamamış, eserleri dergilerde, dağınık kalmıştı. Ölümünden sonra dostları ve hayranları tarafından bir Yahya Kemal'i Sevenler Cemiyeti kurulduğu gibi, İstanbul Fetih Cemiyeti'ne baglı bir de Yahya Kemal Enstitüsü ve Müzesi açıldı(1961). Bu Enstitüsü'nün yayımlamaya başladığı Yahya Kemal Külliyatı'nda şairin ilk üçü şiirlerini; diğerleri makale, deneme ve anılarını derleyen, şu eserleri çıktı:

1. Kendi Gök Kubbemiz (1961)
2. Eski Siirin Rüzgarlyla (1962)
3. Rübailer ve Hayyam Rübailerini Türkçe Söyleyis (1963)
4. Aziz istanbul (1964)
5. Eğil Daglar (1966)
6. Siyasi Hikayeler (1968)
7. Siyasi ve Edebi Portreler (1968)
8. Edebiyata Dair (1971)
9. Çocukluğum, Gençliğim, Siyasi ve Edebi Hatıralarım (1973)
10. Tarih Müsahabeleri (1975)
11. Bitmemis Siirler (1976)
12. Mektuplar - Makaleler (1977

Şiirlerinden Seçmeler

KAPAK PORTRE