|
Sevgili Gide,
Size Vergers’i gönderdiğimden bir gün önce, Cahrles Du Bos’un bir
mektubundan döndüğünüzü öğrendim. Benim çalışmam, uzun aylar
boyunca, temiz olmak gerekçesiyle kimsenin odası olmamaya direnen o
odalardan biriyle yetinmeye kalmışken, siz kimbilir neler
algıladınız, yaptınız, çektiniz ve atlattınız (iyileşmeye doğru bir
yol bulmama izin verecek). “ çok acılı” olmak mutluluğum bile yoktu;
uzun süredir gizemli bir çıkmazın sıkıntısından kurtulamıyorum:
kurtulabilmem için, ya geri dönmem, ya da önümüzdeki evlerin bir
kaçını yıkmaları gerekirdi. İki çözüm de aynı güçlükte.
Ama şu an bütün bunlar, Verges’le ilgili olarak bana söylediğiniz
onaylayıcı sözlerle unutulmuş durumda. Bu sözlerin değeri benim için
ölçüsüzdür. Bu küçük kitap elinize bir çiçeğin ağılığını
veriyorsa... (bunun anlamı, yere düşünce, ayırdına varılıyor,
demektir), gerçekliği onu yazarken duyduğum kıvancın gerekliliğidir.
Ama ben mi yazdım onu? Mutlu raslantım, bütün bunları
algılayabilmem, bu cana değip sunulan sözün gençliğini
benimseyebilecek denli genç olmamdı. Gerçekten, sevgili Gide, bu
tansık dile karşı gösterdiğim etken esnekliğin beni nice
gencelttiğini, düşünemezsiniz. Dilediğimce ve kendi iç yasama göre
kullandığım her söz, bana ilk doğuşun tanımsız gönencini bağışladı.
Bu, gerçek bir çalışmaya hiç benzemediyse de, böyle bir çalışmanın
bütün buluşlarını içerdi. Günün birinde doğru dürüst bir kitap
olacağından bile pek kuşkuluydum o zaman, oysa bunun gerçekleştiğini
şimdi bana küçük yeşil ciltten çok, sizin gösterdiğiniz yakın ilgi
kanıtlıyor, sizin ve Valéry’nin ve bana öyle geliyor, bu kitabı
çıkardım diye beni bağışlasalardı bile yüce gönüllülüklerini
göstermiş olacak öbür bazı sevgili Fransız dostların yakın ilgisi!
Belki birkaç Rus dost dışında, bu Valisya ürününü benim Almanca
yapıtlarımla sizin gibi karşılaştırabilecek durumda az kişi çıkar.
Ve siz Kongo’da, Goethe’nin diliyle uğraşma gücünü buldunuz
kendinizde! Olağanüstü bir şey bu!
Bu yaz belki yeniden görüşebileceğimiz, sözüne inanmama izin verin;
size Vergers’in yerini göğünü gösterebilmek beni son kerte
sevindirecektir. Belki burada bulunamayacağım zamanları da size
bildirmekte gecikmeyeceğim. Gelecek hafta Thurn ve Taxis Kontesiyle
buluşmak üzere Ragaz’a gideceğim; aşağı yukarı iki hafta onun
yanında kalacağımı düşünüyorum. Ondan sonra, ağustosun ikinci
yarısında Lausanne’ daki başka dostlarla buluşmak üzere yola
çıkacağım. Ama oradan sizi karşılamak için Muzot’uma geri dönmekten
kolay bir iş olamaz!
Size olan eski ve içten duygudaşlığıma inanın, sevgili dostum.
Rilke |