Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

 

MEDYA

Gazetecilik eğitiminde branşlaşma önerisi

Cemalettin Özdoğan / Star Gazetesi 13.04.2001


İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş'la Meclis Başkanı Kemal Çolakoğlu, sanki anlaşmışlar gibi, 'Bizim üniversitede ders verir misin?' diye sordular.

İzmir'de üç devlet üniversitesi bulunuyor. Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi ve Yüksek Teknoloji Enstitüsü... İki üniversiteye daha vize çıktı. İzmir Ticaret Odası Eğitim ve Sağlık Vakfı'nın 'İzmir Ekonomi Üniversitesi' ve Yaşar Holding'in vakıf üniversitesi önümüzdeki eğitim yılında kapılarını açmaya hazırlanıyor.

'Ders verir misin?' diye soran Demirtaş ve Çolakoğlu'yla ayrıntıları konuşamadık. Belli ki kurulacak fakültelerde bizim meslekle ilgili bölüm ya da ders olacak. Belki de İletişim Fakültesi... Bu yılın planlarında olmadığını biliyorum. Sanırım uzun vadede düşünüyorlar.

Bildiğim kadarıyla Türkiye'de 16 iletişim fakültesi var ve yılda 1500-1600 mezun veriyor. Oysa, Halkla İlişkiler ve Tanıtım da dahil olmak üzere Türkiye'de mevcut medya dünyası, bunca mezunu istihdam edecek kapasitede değil. Açılacak yeni fakülte, yüksekokul ya da bölüm iletişim dünyasındaki işsizler ordusuna yeni üyeler katmaktan başka işe yaramaz. (Bu arada; hiçbir yüksek öğretim kurumu mezununun iş garantisi yok.)

'İnşanlah yeni iletişim fakültesi açılmaz' diye düşünürken, TV8'de 'Gençlerle Gazetecilik' konulu tartışma programına denk geldim. Son derece doğru tespitleri ve yorumlarıyla dikkatimi çeken gazeteci adaylarının en çok üzerinde durdukları konu; mezuniyet sonrası iş bulamama kaygısıydı. Aslında bu kaygıdan öte kaçınılmaz sonuç. Zaten çok pahalı yatırım gerektiren medya kuruluşunda 10 kişiye gereksinim varsa, 20 kişi çalıştıramazsınız. Sektöre ancak yeni yatırımlar yapılırsa iş alanı açılır. Kaldı ki ülkedeki 'sürekli kriz' ortamı, sadece medya da değil tüm sektörlerde yeni yatırıma engel.

İletişim öğrencisi gazeteci adaylarına göre, önlerindeki tek engel iş sahalarının darlığı değil. En önemli sorunlardan biri de başka alanlarda eğitim görenlerin gazeteci olması. Örneğin ekonomi muhabirlerinin neredeyse tamamının bu alanda eğitim görenler arasından seçildiğini söylüyorlar. Kültür sanat muhabirlerinin de Güzel Sanatlar çıkışlı olduğunu belirtiyorlar. Gençlerden biri de, 'e oldu olacak spor muhabirlerini de spor yüksekokulu mezunlarından alsınlar' dedi. Bir sır veriyorum; Başka örneği var mı bilmiyorum ama İzmir büromuzdaki spor muhabiri Spor Yüksekokulu mezunu.

Medya sektöründeki sorunlar elbette ülkenin içinde bulunduğu ortamdan ayrı değerlendirilemez. Tüm sektörlerde benzer sorunlar yaşanıyor. Bizim sektördeki istihdam sorunu da ülkedeki diğer sorunların aşılmasıyla birlikte çözüm bulacaktır.

Ancak gazeteci adaylarının bir kez daha gündeme getirdiği, 'başka alanlarda eğitim yapanlar gazeteci olup bizim önümüzü kesiyorlar' şeklindeki sorun, alınacak önlemlerle 'kısmen' aşılabilir. Elbette, 'gazetecilik eğitimi almayanlar gazeteci olamaz' önermesinde bulunmamız doğru değil. Çünkü sanatı bilene sanat, ekonomiyi bilene de ekonomi yazdırmak doğru bir mantık. Nitekim ekonomi kökenli gazetecilerin çoğu başarılı.

Gelelim önerime;

Kriz bir yana, artık ülkemizde gazetecilik kitabına uygun yapılıyor. 'Her işe bakan muhabir' dönemi geride kaldı. Servislerin içinde bile branşlaşma var. Örneğin; ekonomi servislerinde muhabirler ayrı ayrı alanlarda uzmanlaşıyor. Spor Servisi'nde her spor branşına, her kulübe farklı muhabirler bakıyor.

Bu durumda gazeteci yetiştiren okullar da mevcut oluşuma ayak uydurmalı. İki yıllık temel eğitimin ardından, öğrencinin eğilim ve tercihine göre son iki yılda branşlaşmaya gidilmeli; Ekonomi, spor magazin gazeteciliği gibi. Böylece mezunların iş bulma şansı da yükselir. Ekonomi servisinden, 'Ekonomi Gazeteciliği Bölümü mezunuyum' diyerek iş istemek, adayın şansını yükseltir.

Gelelim, 'İzmir Ekonomi Üniversitesi'ne... İletişim Fakültesi kurulacaksa; bölümleri de 'Basın İşletmeciliği' ve 'Ekonomi Gazeteciliği' olmalı. Ekonomi Üniversitesi'ne de bu yakışır.

Ege'nin imbatı sizinle olsun...

KAPAK MEDYA