|
Devler!
Mahmut T. Öngören
|
- ''Dev'' , zaten büyüktür. Ama dünyada
artık devin de devi, ''büyük medya devleri'' var. Dünyada da,
ülkemizde de...
- ''Avustralyalı medya devi Rupert
Murdoch 'a ait 'News Corp' şirketi, Monica Lewinsky 'ye, ABD Başkanı
Bill Clinton 'la yaşadığı ilişkiyi anlatması için tam tamına 3 milyon
dolar (825 milyar lira) önerdi.''
- Gazetelerimizdeki bu habere bakılırsa,
Monica ucuza gidiyor. Düşünün, eğer Monica bu öneriyi kabul ederse,
anlatacakları önce televizyonlarda yayımlanacak, arkasından kitap
olacak. Sonra da belki, ver elini Hollywood ve bir bakmışsınız ortaya
bir de sinema filmi çıkmış. Bu denli çok sayıda iletişim aracında
Beyaz Saray'daki görkemli serüvenlerinizi anlatırsanız, 3 milyon dolar
devede kulak sayılmaz mı?
- Monica tam da ''medya devleri'' nin
aradığı bir av. Cinsellik taşıyan bir olaya karışmış bıngıl bıngıl bir
kız. Üstelik olayın içinde bir de ABD Başkanı var. Tekelci medyanın
ancak uzun aralıklarla ele geçirebileceği çok büyük bir fırsat bu.
Öyle Kumkapı cinayeti ya da protesto diye Cumhurbaşkanlığı kapısında
soyunan kadın olaylarının tekelci dev medyaya Türkiye'de verdikleri
fırsata benzemiyor. Monica, tam dev medya için yaratılmış dev bir
skandal. Daha iyisi bulunmaz. Bu nedenle
3 milyon dolar çok az.
- Peki, Monica güçlü yazın geçmişine
sahip bir yazar, yeni düşünceler ileri süren bir feylezof ya da son
derece önemli bir sanatçı mı ki, 3 milyon doları ona göre az
buluyorum. Monica bunların hiçbiri değil. İlerde de bunlara yakın bir
niteliğin yakınından bile geçmeyecek. Adı salt sıra dışı bir skandala
karışmış sıradan bir Amerikalı. Ama işte o
skandal yok mu? Tam da medya devlerinin aradığı, kaçırılmaması
gereken çok ama çok önemli bir fırsat.
- Tekelci dev medya değil midir,
insanların içine düştükleri zor durumları sömürerek para kazanmayı
amaçlayan, ama yerine göre bunun karşılığı sayılan paraları ödemek
için gazeteciliğin her yanını çıkara bağlayan? Bu nedenle özel yaşamın
gizliliği hiçe sayılmadı mı, çekincesizce ''gizli kamera''
uygulamasına geçilmedi mi? Bu nedenle, para karşılığında insanlar
ekranlarda sergilenmiyor mu? Bu nedenle, haber bültenlerine ''haber''
den başka her şey sokulmadı mı? Para karşılığında haber yapılmadı mı?
Magazin yozlaştırılıp haber diye yutturulmuyor mu? Kadının çıplaklığı
ve cinselliği, gazete ve dergi sayfalarında ve TV ekranlarında bu
nedenle sömürülmüyor mu? Gazeteler ve televizyonlar bu nedenle dev
medya patronlarının devletler ve hükümetler üzerindeki zorlayıcı
etkisini yaratmak için kullanılmıyor mu? Olaylar, haberler,
gazetelerin ve televizyonların diğer yayınları, dev medya
patronlarının çıkarları, bakış açıları ve istekleri doğrultusunda
seçilmiyor ve ayarlanmıyor mu? Dev medya patronları giderek sinema
dünyasının ve kitap dünyasının ürünlerini de ellerine geçirmiyorlar
mı? Tüm bunların dağıtımı da onların tekelinde değil mi? Yakın bir
gelecekte, doğrudan doğruya kendi istedikleri ürünlerin ve sanat
yapıtlarının dışında, işlerine gelmeyenleri dağıtmayı durdurdukları ve
durduracakları kesin değil mi?
- Dünyada böyle; bizde de giderek böyle
olmuyor mu? Bizdeki medya devleri ellerindeki gazetelere, dergilere,
radyolara, televizyonlara ve dağıtım olanaklarına ek olarak bir de
bambaşka tecimsel işler çeviren bankalara, şirketlere, holdinglere
sahip değiller mi? Siyasal iktidarlar da onların elinde olduğu için bu
gidişe dur demenin fırsatı çoktan ortadan kalkmadı mı? ''Hayır''
diyebilir misiniz? Elbette böyle diyen de var. Kimler mi? Bu dev medya
ürünlerinde yazanlar değil mi bunlar?
- Bence onlardaki Monica da, bizdeki
sömürülenler de çok ucuza gidiyorlar. Ekranlara haber diye, reklam
diye çıkarılanlar daha çok para ederler. Hakları yeniyor. Halkın
(gazete okurlarının, radyo dinleyenlerin, TV izleyenlerin hakları) ise
daha çok yeniyor. Ama alan memnun, veren memnun olunca da bizim
söylediğimiz de havaya gidiyor.
|
 |