|
Şizofren Aşka Mektup
Cezmi Ersöz, Gendaş
Yayınları, İst. Ekim 2001
|

- Bir
şizofrendim artık... Yalanlar söylüyordum, hem sana hem de ona...
Kendimi tanıyamaz olmuştum. Hangisi bendim? İçimdeki, o güzelliğiyle
dünyayı elde etmeye kışkırtılmış, karanlık ve ilgi tutsağı kadın
mıydım; yoksa uğruna hayatından vazgeçmeye hazır olduğu aşkına
mahkum, ezilmiş, kapılarda bırakılmış, verdiği güven ve taşıdığı
masumiyetle sana cazip gelmeyen o sevdalı kadın mı? İkisi de olmak
istemiyordum. Ama ikisinden de vazgeçemiyordum. Sanki biri olmazsa
diğeri yıkılacak gibiydi. Birbirinden nefret eden ve birbirinin
varlığına tahammül edemeyen bu iki benlikle yalnız kaldığımda
çıldıracak gibi oluyor, ağır ağır ruhumu öldürüyordum. Artık yalnız
kalmak dayanılmaz olmuştu benim için. Seni göremediğim zamanlar ona
gidiyor, onu göremediğim zamanlar sana sığınıyordum. İçimdeki bu
birbirine aykırı iki kadın beni durmadan diplere çekiyordu...
(Arka Kapak)
-
-
Şiir tadında, beyaz ile siyah arasındaki
zıtlık benzeri anlatımlardan yola çıkılarak belki de yazarın iç
dünyasını sorguladığı ,kendini anlattığı bir kitap.Kişilik
bölünmesinden çok kişilerin yaşadığı karmaşaların ön plana çıktığı
bir kişilik analizi göze çarpıyor.Okurken zevkle okuyorsunuz ama
kitabı kapatınca o güzel cümleler uçup gidiyor sanki beyninizden bu
da olumsuz yanı..
-
"Ayazda iki yürek gibiyiz.Sen benim
şizofren aşkımsın,bense senin sızlayan vicdanın.."
-
"Dürüstlük çoğu zaman yalanlardan daha
çok acımasızdır,sevgili..Gerçeğin buzdan ülkesinde yapayalnız kalan
yürek hayatta kalabilmek için yalanları bile özleyebilirmiş kimi
zaman..."
-
-
“Ölüm, yokluğun ve o dipsiz yalnızlığın
durmadan kanattığı o cevapsız sorulardır aslında.”
Kitabı alın ,okuyun,elinizde kalem olsun satır aralarını
çizin..Bunları okuyun, okuyun ,okuyun derim....
Hazal Sönmez
|
 |