Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

 

KİTAP
Eşeğin Gölgesi Davası
"Abderalılar"
Dahi ile Dar Kafalılar Üzerine Bir Felsefe Romanı
 

Christoph Martin Wieland


wieland.jpg (29341 bytes)"Yani bu kadar da olmaz" dediğimiz türden "gerçek" olaylarlara rastladığımızda "bu, tam da filmlere, romanlara konu olacak türden" gibisinden bir ilave yapmayı da unutmayız. Yalnızca kitaplarda ya da filmlerde olabileceğini sandığımız olayların benzerine günlük hayatımızda rastladığımız zaman şaşırmaz mıyız?
"Eşeğin Gölgesi Davası" adlı kitap, içindekileri okuduğunuzda, sizleri hayretlere düşürecek olaylarla dolu.. Abdera adında bir yerin tarihte olması, Abderalıların da tarihte gerçekten yaşamış olmaları, bu kitapta anlatılanları gerçekten ilginç kılıyor.
Kitapta bir çok ilginç ve bir o kadar da komik olaylar var ve siz bunları okuduğunuzda "yok artık bu kadar da olmaz" diyorsunuz. Ama, gelin görün ki bunlar olmuş. Eğer Aziz Nesin'in mizahi hikayelerini okumuşsanız, tıpkı Nesin'in kurmacaları gibi, bu Abdera'da da benzer hikayeler var. Mesela, kitaba adını veren olayı kısaca özetleyim, gerisini siz tasavvur edin.
Abdera'da, aynı zamanlad köy köy dolaşan bir dişçi vardır. Bir gün uzakta bir yere gitmek için bir adamdan eşek kiralar. Eşeğin sahibiyle birlikte bu dişçi yola çıkarlar. Çöle benzer bir yerde dişçi dinlenmek ister ama etrafta bir tek ağaç bile yoktur. O da, iner, eşeğin gölgesine oturur ve güneşten korunmak ister. İşte ne olursa o zaman olur. Eşeğin sahibi dişçiden ayrıca "gölge" parası ister. Dişçi hayretle "ya ben bu eşeği kiraladım, gölgesinde de otururum istersem, bu para neyin nesi der": Eşeğin sahibi "sen sadece eşeğin bedenini kiraladın, gölgesini değil, onun için ayrıca para vereceksin" der ve iş sonunda mahkemeye kadar gider. Bu kadarla da kalsa iyi, işin işine kendilerini ispat etmek isteyen iki avukat da karışınca bu dava aylar, yıllarca sürer. Öyle ki sonunda Abdera kenti ikiye bölünür; bir kısmı dişçi haklı, bir kısmı eşeğin sahibi haklı der. Bu ikilik en sonunda kanlı kavgalara kadar gider. Neredeyse Abdera "Cumhuriyeti" elden  gidecektir..
İkinci önemli olay da, kurbağalarla ilgilidir. Abdera halkı içih kurbağa kutsal hayvandır. Onları öldürmek yasak ve günahtır. Gün gelir, herkes evinin bahçesinde kurbağa havuzları açmaya başlar. Ne kadar çok kurbağası olursa prestiji da o kadar artacaktır. Velakin, bir süre sonra bütün kenti kurbağalar işgal eder..
Bu iki olay özetle böyle ama kitap içinde bu olayların gidişatı ve insanların düşünce yapıları ve olaylara yaklaşım biçimleri öylesine ilginç ki, bazen gülmekten kasıklarınızı tutar hale geliyorsunuz..

Kitapta Yunan tiyatrosu, felsefesi ve müziği de olayların arasında ele alınıyor. Her yönüyle çok ilginç, matrak ve düşündürücü bir kitap. Kitabın kapağındaki iddialı kelime ve cümlelere aldanmayıp bu mizah şaheserini herkesin okuması gerekir diye düşünüyorum.

Adnan Şenel

 

Kitabın arka kapağından:

Tarihteki Abdera, Trakya'da Gümülcine dolaylarında, bugün çağdaş Yunanistan'ın Avdhira kentinin bulunduğu yerde, MÖ 6. yy'da Batı Anadolu'dan gelen Teos halkının kurduğu bir şehir devletidir. Abderalılar, Eski Çağın yergi ve taşlama yazarlarına sık sık konu olmuş, günümüzde ülkemizdeki Karadenizli fıkraları ve hikayeleri benzeri pek çok fıkra ve hikaye, o dönemlerdeabdera.jpg (4548 bytes) Abderalılar hakkında üretilmiş.

Eserin ana teması, bağnazlık, dogmacılık, tutuculuk, dar kafalılık, bilgi sahibi olmak gibi konularla ilgili taşlamalardır. Bir yandan filozof Demokritos, hekim Hippokrates, tiyatro yazarı Euripides gibi akılcı (ve tarihi) kahramanlar, öte yandan ise, boş inançların, ön yargıların, eleştirisiz düşüncelerin tutsağı dar ufuklu küçük taşra insanları yer alır. Çeşitli bölümlerde Abdera'nın felsefesi, devlet yönetimi, hukuk sistemi ve mahkemeleri, tiyatrosu ve sanat hayatı, akademisi ve bilim dünyası konularında bilgi edinen okuyucu, (Haldun Taner'in aynı adlı ünlü oyununda da esin kaynağı olan) "Eşeğin Gölgesi Davası" bölümünde, dünya mizah tarihinde eşi bulunmayan bir hukuk parodisinin doyumsuz zevkini tadar.

"Abderalılar"ı okuyup bitiren herkes, yazarın belirttiği gibi, aslında yok olmamış bir soy olan Abderalıların günümüzdeki torunlarını ve çevresindeki Abderalıları "onları görür görmez veya duyar duymaz hemen fark edip anlayacaktır".

KAPAK 100ROMAN