|
David Bowie, sabah
kalktığında e-mail'ine bakmadan edemiyor. Günde en az 4 saatini
sanal alemde geçiriyor. Keanu Reeves, ‘Matrix’ filmine hazırlanırken
az daha İnternet bağımlısı olacaktı. Elizabeth Hurley ve Sandra
Bullock ise İnternet düşkünlüğüyle tanınan diğer ünlüler.
İnternet merakı
da zaten ünlülerle sınırlı değil. Dünyada yaklaşık 200 milyon kişi
İnternet kullanıyor. İnternet'teki sitelerin sayısı 7 milyonu buldu,
her gün ortalama 15 bin yeni site kuruluyor. Milyonlarca kişi, dil,
din, ırk, cinsiyet ayrımı yaşamaksızın sanal dünyada buluşup sohbet
etme imkánı buluyor. Arama motorları aracılığıyla İnternet
kullanıcısı, istediği, aradığı bilgilere kısa sürede ulaşabiliyor.
İnternet mağazaları ve İnternet kumarhaneleri her gün binlerce
kişiyi ağırlıyor.
İnternet'in
faydaları saymakla bitmiyor. Ancak bir de madalyonun öbür yüzü var.
Çünkü bilgi akışını hızlandıran, iletişimi kolaylaştıran sanal alem,
yeni psikolojik, sağlık ve sosyal problemleri de gündeme getirdi.
İnternet merakı yüzünden birçok kişi zamanının büyük bir kısmını
ekran başında geçiriyor. İnternet dozu arttığında, iş ve okul
hayatında verimlilik düşüyor, aile ve işhayatında sorunlar patlak
veriyor. Siber cafelerde filizlenen sanal aşklar yuva yıkıyor,
siber-kumarhaneler yüzünden kişi varını yoğunu kaybediyor.
İNTERNET
HASTALIĞI
Amerikalı
psikolog Dr Kimberly S. Young, ‘İnternet Addiction Disorder’ (İnternet
Bağımlılığı Hastalığı) kavramını gündeme getiren ilk uzmanlardan
biri. ‘İlk siberuzay psikoloğu’ olan Amerikalı Dr. Kimberly S.
Young'a göre İnternet, tıpkı kumar gibi bağımlılık yaratıyor. Sağlık
sorunları ve uykusuzluğun yanı sıra depresif eğilimler başgösteriyor,
kişi bilgisayar ekranının başından uzak duramıyor.
‘Caught in the
Net’ (İnternet'te Tutsak) kitabında İnternet bağımlılığının
nedenlerini araştıran ve bu alışkanlığın üstesinden gelmek için
yollar gösteren Dr Young'a göre, ABD'de İnternet kullanıcılarının
yüzde 6 ile 10'u İnternet bağımlısı. Dünyada 1.8 milyon çocuk ya da
genç, gözleri bilgisayar ekranına kenetli, elleri farenin üzerinde
sohbet ya da oyun odalarında tutsak.
Avrupa
Birliği'nin geçtiğimiz aylarda yayınladığı bir rapor da İnternet
bağımlılığı tezini destekliyor. AB araştırmasında, günde 4 saatten
fazla sanal alemde sörf yapan kişilerde tıpkı kumar bağımlılarında
olduğu gibi, beyinde insanın kendisini iyi hissetmesini sağlayan
adrenalin benzeri bir kimyasal olan dopamin birikmesi meydana
geldiği tespit edildi.
NETKOLİKLER
Uzmanlar İnternet
bağımlılarını ya da netkolik diye adlandırdıkları sanal alemde
kendini kaybedenleri 5 altgruba ayırıyor.
* Sanal-seks
meraklıları: Erotik ve pornografik sayfalara meraklı bağımlılar.
Genellikle erkeklerde görülüyor. Pornografik sayfaları ziyaret
edenlerin yaklaşık % 85'i erkek.
* Arkadaş
arayanlar: Bu gruba siber ilişki meraklıları giriyor. Buluşma yeri
chat odaları. Birçok kişi gerçek hayattan kaçışı burada arıyor.
Sohbet odaları, köklü dostlukların kurulmasına vesile olduğu gibi
burada hüsrana uğrayanların sayısı da az değil.
* Online
kumarbazlar: Sanal kumarhanelerin ve alışveriş sitelerinin
müşterileri bu grupta yer alıyor.
* Bilgi
bağımlıları: Yeni bilgilere ulaşmak için saatlerce sörf yaparlar,
siteden siteye atlayıp, enformasyon yüklemesinden haz alırlar.
* Bilgisayar
kurtları: Bu grupta ise bilgisayara ve bilgisayar teknolojisine kafa
takmış, genelde Doom ve otoyarışı gibi bilgisayar oyunlarına meraklı
gençler ve yetişkin erkekler yer alıyor.
‘www.netaddiction.com’ isimli sanal klinikte netkoliklere
danışmanlık hizmeti veriyor. Young, 15 dolar karşılığında e-mail ile
soruları yanıtlıyor ya da 75 dolar karşılığında bir saat boyunca
chat yapıyor. Amerikalı psikolog Kimberly Young, ‘15, 20 veya 25
yıllık istikrarlı bir evlilik üç dört aylık sanal ilişki yüzünden
bitebilir,’ diyor. Zaten Young'a başvuranların yüzde 37'si de sanal
ilişki yüzünden aile yaşantısı tehlikeye giren kişilerden oluşuyor.
Peki İnternet'i
cazip kılan ne? ‘Yüzünüz akne dolu 15 yaşında bir delikanlı
olabilirsiniz, ama sanal alemde kendinizi Brad Pitt ilan
edebilirsiniz,’ diyor İngiliz psikolog Mark Griffiths.
SAĞLIK
SORUNLARI
İnternet'in
yarattığı sağlık sorunları
VAKIF Gureba
Hastanesi nöropsikiyatrlarından Dr Arif Çelebi, İnternet
alışkanlığının neden olduğu sağlık sorunlarını şöyle sıralıyor:
El Bileği
Sendromu:
Klavyeyi ve fareyi kullanırken yapılan küçük
hareketlerde el bileğinden geçen median sinir sıkışır, yapısı
bozulur ve işlevini yapamaz. Elde uyuşukluk ve ağrı, baş parmak
hareketlerinde el sıkma gücünde azalma gözlenir.
Boyun
kaslarında tutulma:
Belli bir duruşta
uzun süre kalmakla boyun kasları kasılır.
Uyku saatleri
azalır:
Televizyon uyutur, internet kişilerin aktif katkısına
ve ilgisine bağlı olduğundan uyanık tutar.
BAĞIMLILIK
BELİRTİLERİ
Aksatmadan her
gün İnternet'e girmek.
İnternet'e
girdikten sonra zaman mevhumunu kaybetmek. Günde en az 4 saatini
bilgisayar ekranı başında geçirmek.
Gittikçe gerçek
dünyadan el ayak çekmek.
Yemek yemeye
giderek daha az zaman ayırmak ya da bilgisayar ekranı başında
atıştırmak.
İnternet'te çok
fazla vakit geçirdiğini inkar etmek.
Sanal arkadaşlar
yüzünden gerçek dostları unutmak.
Günde birkaç kez
elektronik mesaj kutusuna bakmak.
Herkese ICQ
numarasını vermek.
İş saatlerinde de
İnternet'e girmek.
Aile üyeleri ya
da eşinin yokluğunu fırsat bilip derhal İnternet'e dalmak.
|