 |
Felsefe |
|
Yaşamda sevgi
- Vecdi Aral
- Hukuk Felsefesi Profesörü
|
İnsan dünyaya mutlu olmak için gelmiştir
denebilir.Mutluluk ise, benimsenmiş bir tanıma göre, gerçekleşmesi anlamlı etkinlik
ve etkileşimle ulaşılabilecek bir ideal olan yetkin bir doyum durumu, arzu ve
isteklerin tümüyle giderilmesidir(1).
Bu tanımdan, mutlu olmanın temelde var olmayı, var olma savaşını deyimlediği
anlaşılmaktadır; çünkü, yetkin bir doyuma ulaşabilmek, arzu ve umutları tamamiyle
giderebilmek yaşamda bunlara karşıt, bunlara düşman güçlerin kırılması,
aşılması ve böylece insanın gelişmesi, yetkin bir varlık olmasına bağlıdır..
Buna göre sürekli eylemde bulunmak, eskimiş ve yıpranmış, gücünü yitirmiş olanı
terkedip yenileşmek var olmanın, dolayısıyla da mutluluğun vazgeçilmez koşulu
olarak görünmektedir.
Böylece eski atasözü, operari sequitur esse(eylem varlığı izler), var olmak
etkin olmaktır, ve ancak etkin olan-eylem içinde olan-o da etkin olduğunca var olur biçiminde
değiştirilmelidir(2).
Mutluluk, karşımıza çıkmasını beklemekle değil, karşısına çıkmayı bilmekle
elde edilir(J.Webster)(3).
Şimdi bu, var olma, yenileşip yetkinleşme savaşımında, bu yoldaki bütün
eylemlerimizde bize yararlı olan herşey değerli olacak, bir değer kazanacaktır.. O
halde, yaşamın anlamı değerlere bağlı demektir. Gerçekten, anlam kavramı ile
değer kavramı arasında sıkı bir bağ vardır. Bir şey değerlerle ilişkisi olduğu,
değerlerin gelişmesine hizmet ettiği ölçüde anlam kazanır. Ancak, yaşama anlam
veren, doğrudan bedensel yanımıza yarar sağlamakla değer adını kazanan aşağı
değerler değil, asıl ve yalnızca tinsel(manevi), yüksek değerlerdir; mutluluğun
tanımında yer alan "anlamlı etkinlik ve etkileşim" deyimi bunu dile
getirmeyi istemektedir.
Bu değerler insanı insan yapan, onu bütün varlıklardan ayıran tinsel(akıl ve anlam)
yanımızda mevcuttur. Ve ancak bu yanından gelen istemlere kulak vermek, ondaki etik,
estetik ve hakikat gibi yüksek değerleri gerçekleştirmekle insan, üstün bir varlık
niteliğine kavuşabilir.
Bunların arasında etik(ahlaki) değerler ise bütün diğer değerlerin ön koşuludur;
çünkü her türlü eylem, irade ile ilgili olmakla ahlakın kapsamı içindedir.Üstelik
özgür, yükümlü ve sorumlu kılmakla insanı onurlu bir varlık, bir kişi kimliğine
sokan, bu etik değerlerdir.
İşte etik değerlerin başında, onlara temel oluşturmak üzere sevgi değeri yer
alır; etik değerlerle birlikte bütün diğer değerlerin gerçekleştirilmesi bu
değerin varlığına bağlıdır. Sevgi olmaksızın hiçbir değer gerçekleşmez;ancak
sevgi varsa, insan kendini diğer bütün değerlere adayabilir ve böylece de yaşam bir
anlam kazanabilir, mutlu bir yaşam olur.
Sevgi en genel tanımı ile yetkin olmayan varlığın tamamlanma arzusu ve
gereksinimidir.Bu özelliği ile o, varlığın her türüne, onun bütününe
yönelir;çünkü, sonsuzu kavrama, onunla birleşip özdeş olma isteğidir;bu duygu ile
insanı çevresinin dar sınırları dışında varlığın bütününe yöneltir.
İnsanlar öğretmedi;
Beni , sonsuz sevgi dolu, kutsal bir kalp
Yöneltti, sonsuzluğa doğru(Hölderlin)(4).Burda sevginin toplum bakımından
taşıdığı önem de açığa çıkmaktadır.Sevginin yöneldiği bir varlık olarak
insan, sevgi ediminde en büyük ve en önemli yeri alır;çünkü, değerlere açılmayı
deyimleyen sevgi önce, bütün değerlerin taşıyıcısı ve gerçekleştiricisi olan
insan'ı görür. Sevginin herşeyi kişileştirmesinin nedeni de budur.
Ve aşk herşeyi sevecek denli büyük ve canlı, güçlü ve taşkın olunca, o zaman
herşeyi kişileştirir(5).
Karşısındakine içten yakınlaşma olarak o asıl, bir başkasını kişi olarak düşünüp
dikkate almada, onun için yükümlenmede belirginleşir; çünkü sevgi, sırf duygusal
bir olgu değil, aynı zamanda iradi bir tutum olmalıdır;sevilenin yanında yer almayı,
onunla bir olmayı gerektiren bir davranıştır.
Sağlam ve mutlu bir toplumun varlık koşulu da, onu oluşturan bireylerin işte bu, içten
ve sıkı birlikteliğidir.
(1)Schmidt, Heinrich-Phılosophisches
Wörterbuch-siebzehnte Auflage,
Stuttgart 1965, s.205
(2)Unamuno, Miguel de-Yaşamın Trajik Duygusu-(Çev:Osman Derinsu),
İnkilap Kitabevi, İst.1986,s.145
(3)Oktürk,Şerif-Özlü ve Güzel Sözler-Milliyet Yayınları, İkinci
Baskı 1973,s.219
(4)Zweig, Stefan-Dünya Fikir Mimarları Cilt1(Çev:Gürsel Aytaç)
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.Ank.1990,s.175
(5)Unamuno, a.g.e.s.139 |

|