Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

 

sinyal1.gif (2171 bytes) Felsefe

Felsefe Üzerine


İnsan var olduğundan bu yana, alem hakkında, etrafında olup bitenlerle ilgili olarak, hep merak içerisinde olmuş ve merakını gidermek adına, sorular sormaya ve cevaplar bulmaya çalışmıştır, ki insanın olduğu her yerde, insanın kendisi başta olmak üzere, hayat, ölüm, yaratılış, ruh, madde varlık, tabiat gibi konular başlığında birçok araştırma yapılmıştır.

Bunun için devamlı olarak zihni faaliyet içerisinde bulunması gereken insan, zamanla düşünceleriyle, var olanı bulmak için metotlu bir şekilde çalışmalarına devam etmiş ve sonrasında da, felsefe terimi ortaya çıkmıştır. Felsefe teriminin ortaya çıkmasında, bu metotlu çalışmaların yanında elbette farklı zihinsel gayretlerin tezahürü olarak felsefe terimine de farklı anlamlar yüklenmiştir. İşte o tanımlardan bazıları;

  • Evreni bütünsel olar kavrama işidir.

  • Bilimsel verilerin sentezi

  • Evrenin başlangıcı ve sonunun araştırılması

  • İnsan zihninin bilme gücünün sınırlarının çizilmesi(bilinebilir ve bilinemezler kavramının ayırt edilmesi) işidir.

  • Kavramların analizi ve yeni anlamlar yükleme faaliyetleridir.

  • İlk prensiplerin kavranması çabası

  • Her türlü konu ve nesnenin niteliği ile olayların en genel kavramlarını araştırmak

  • Karşıt görüşlerin yer aldığı bir bilgi dalı..

İslam filozoflarında İbni Sina felsefe için ;

İnsanın objelerle bütün hakikatlere vakıf olabileceği kadar onların sırrına ermeye çalışması olduğunu söylemiştir.

el-kindi ; ise bir başka açıdan yaklaşarak “insanın kendini tanıması adını verdiği felsefe tanımıyla adeta, anlama, fark etme sürecinin başlangıcına işaret etmektedir.

Herekletios;”Hikmet,tabiatı bilmek için hakikati bilmek için hakikati söylemekten ve kendini sorguya çekerek fiillerini ona uydurmaktan ibarettir.Hikmet tek bir şeyden her şeyi her yerde idare eden düşünceyi bilmekten ibarettir” demiştir.

Descartes ; felsefe sözünden, bilgeliği incelemek anlaşılır. Bilgelik (hikmet) ten de, insanın bilebildiği kadar bütün şeylerin tam bilgisi anlaşılır demiştir.

Son olarak diğer İslam filozoflarının yaptığı felsefe tanımlarına bakılacak olunursa, şu ifadelerin özetlendiği görülecektir;

“ Nesnelerin mahiyet ve hakikatini bilmek, varlığın sebebini açıklamaya çalışmak, insanın gücünü, insanın kendisini tanıması” olarak sıralanabilir.

Bütün bu tanımlardan sonra, insanın soru sorma, araştırma, düşünmeyi öğrenme, hakikat sevgisine ulaşma, bunun yanında eleştirici bir öğreti, kavramlara anlam verebilme, yaşayış ve bunların hepsini içeren her türlü çaba ve etkinliğin altına felsefe yapmak tabirini yerleştirebiliriz.

Bir dünya görüşüne sahip yahut bir çok problemlerden yola çıkarak çözümler arayan, bunun içinde bir çok yollar deneyen düşünceli”kafa konforundan” uzaklaşmaya çalışan insanlar için filozof sıfatının yakıştırılması da boşuna değildir.

Hazır bilgiye alışkın olan ve sonrasında hazır sonuçlara ulaşan bir yapılanma için, elbette ki, meselelere yeni bakış açısı kazandırmak, günlük hayatta farkına varılmayan, bundan dolayı da adlandırılamayan objelere dikkati yoğunlaştırmak kolay olmayacaktır.

Öyleyse her fert öncelikli olarak düşünceyi daima göz önünde bulundurarak,akıl, tefekkür, hikmet ve bilgi ışığında, tecrübelerle birlikte bu sürecin içinde olmalıdır denilebilir, Kant’ın da derslerinde ileri sürdüğü gibi, felsefeyi değil, felsefe yapmayı, düşünceyi değil, düşünmeyi öğrenmek gerekiyor. Düşünmek ; insanın uzak kalmayacağı bir eylem; zihni bir sarsıntıdır.

 

  • İlkçağ felsefesi tarihi, Prof. Dr. Hüsameddin Erdem, Konya 98 (S, 15)

  • İlkçağ felsefesi tarihi, Öğr. gör. Necati Demir, Sivas99( S.10,11,12)

  • Felsefenin Temel Disiplinleri çev. Takiyettin Mengüşoğlu, 93 İstanbul ( S,8,9,10) (Heinz Heimsoeth)

 

KAPAK FELSEFE